أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

düzen vermek (düzene koymak düzene sokmak)

düzen vermek (düzene koymak düzene sokmak) Deyim 1) düzenlemek, dağınıklıktan kurtarmak;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-29
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onlara yedi gök hâlinde düzen verendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

15/Hicir-29
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

“Ona düzen verdiğim ve içine ruhumdan üflediğim zaman hemen onun için secdeye varın."

32/Secde-7
اَلَّـذ۪ٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ ط۪ينٍۚ

O ki yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.

32/Secde-8
ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۚ

Sonra onun neslini basit bir sudan yarattı!

32/Secde-9
ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ

Sonra ona düzen verip kendi ruhundan üflemiştir. Size kulaklar, gözler ve kalpler vermiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

38/Sad-71
اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَراً مِنْ ط۪ينٍ

Hani Rabb’in meleklere demişti: "Ben çamurdan, bir beşer yaratacağım.

38/Sad-72
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Ona düzen verdiğim ve içine ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye varın."

38/Sad-73
فَسَجَدَ
Bu kelime "secde etmek" deyiminde vurgulanmış
الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Bunun üzerine meleklerin tümü topluca secde ettiler.

38/Sad-74
اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْـبَرَ
Bu kelime "büyüklük taslamak " deyiminde vurgulanmış
وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.

38/Sad-75
قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ
Bu kelime "engel çıkarmak" deyiminde vurgulanmış
اَنْ تَسْجُدَ
Bu kelime "secde etmek" deyiminde vurgulanmış
لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ
Bu kelime "büyüklük taslamak " deyiminde vurgulanmış
اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

(Allah) “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma secde etmene engel çıkaran ne idi? Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldun?” dedi.

75/Kıyamet-1
لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ

Hayır! Kıyamet gününe yemin ederim.

75/Kıyamet-2
وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ

Yine hayır! Sürekli kendini kınayan nefse yemin ederim.

75/Kıyamet-3
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ

İnsan, bizim kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi hesap ediyor?

75/Kıyamet-4
بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ

Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzene koymaya gücümüz yeter.

75/Kıyamet-5
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ

Doğrusu, insan fücur ile geleceğini de berbat etmek ister.

75/Kıyamet-36
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ
Bu kelime "(birini, bir şeyi) başıboş bırakmak " deyiminde vurgulanmış
سُدًىۜ
Bu kelime "(birini, bir şeyi) başıboş bırakmak " deyiminde vurgulanmış

İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

75/Kıyamet-37
اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ

(İnsan) akıtılan meninin (spermin) bir kısmından (oluşan) bir nutfe (zigot) değil miydi?

75/Kıyamet-38
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ

Sonra alakaya (embriyoya) dönüşmüş, (Allah) onu yarattığı (gibi) bir düzene sokmuştur.

75/Kıyamet-39
فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ

Sonuçta ondan erkek ve dişi iki tür var etti.

75/Kıyamet-40
اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ
Bu kelime "gücü yetmek " deyiminde vurgulanmış
عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى

Bütün bunları yapanın, ölüleri diriltmeğe gücü yetmez mi?

79/Naziat-27
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠

Sizi yaratmak mı daha güçtür yoksa göğü mü? Onu (Allah) bina etti.

79/Naziat-28
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ

Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.

82/İnfitar-6
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْـكَر۪يمِۙ

Ey insan! Seni kerim olan Rabb’ine karşı aldatan nedir?

82/İnfitar-7
اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ
Bu kelime "dengeli kılmak" deyiminde vurgulanmış

O seni yarattı, bir düzene koydu ve dengeli kıldı.

82/İnfitar-8
ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ

Seni dilediği herhangi bir surette terkip etti.

87/âlâ-1
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ

Yüce Rabb’inin adını tespih et.

87/âlâ-2
اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ

Ki O, yarattı ve düzene koydu.

87/âlâ-3
وَالَّذ۪ي قَدَّرَ
Bu kelime "ölçüp biçmek " deyiminde vurgulanmış
فَهَدٰىۙۖ

O, ölçüp biçti ve yol gösterdi.

87/âlâ-4
وَالَّـذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ

Yeşil otları çıkardı.

87/âlâ-5
فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ

Sonra onu siyah, kupkuru çer çöpe çevirdi.

91/Şems-1
وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ

Ant olsun, güneşe ve onun ışığına!

91/Şems-2
وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ

Onu (güneşi) izlediği zaman aya…

91/Şems-3
وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ

Onu (güneşi) gösterdiği zaman gündüze…

91/Şems-4
وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ
Bu kelime "sarıp sarmalamak " deyiminde vurgulanmış

Onu (güneşi) sarıp sarmaladığı zaman geceye…

91/Şems-5
وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ

Göğe ve onu bina edene…

91/Şems-6
وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ

Yere ve onu yayana…

91/Şems-7
وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ

Nefse ve ona düzen verene…

91/Şems-8
فَاَلْهَمَهَا
Bu kelime "ilham etmek (vermek)" deyiminde vurgulanmış
فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ

Sonra ona fücur (kötülüğe eğilimi) ve takvayı (sakınmayı) ilham edene.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 10.04.2026
Paylaş: