أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

firar etmek

firar etmek Deyim kaçmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

26/Şuara-21
فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْماً
Bu kelime "muhakeme yürütmek " deyiminde vurgulanmış
وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

(Musa) “Ben sizden korktum, sizden firar ettim. Şimdi Rabb’im bana muhakeme yürütme yeteneği verdi ve beni elçilerden (biri) yaptı.”

33/Ahzap-13
وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَاراً

Onlardan bir grup: “Ey Yesrip (Medine) halkı! Burada (düşmana) karşı koyamazsınız, dönün.” dedi. Onlardan bir topluluk da “Gerçekten evlerimiz açıktadır.” diyerek Nebi’den izin istiyordu, oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece firar etmek istiyorlardı.

33/Ahzap-14
وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَٓا اِلَّا يَس۪يراً

Eğer onlara şehrin her yanından gelinseydi, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istenseydi kesinlikle buna yanaşır, o konuda fazla gecikmezlerdi.

33/Ahzap-15
وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لاً

Oysa daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz sorumluluk gerektirir.

33/Ahzap-16
قُلْ لَنْ
Bu kelime "fayda vermemek " deyiminde vurgulanmış
يَنْفَعَكُمُ
Bu kelime "fayda vermemek " deyiminde vurgulanmış
الْفِرَارُ اِنْ فَرَرْتُمْ مِنَ الْمَوْتِ اَوِ الْقَتْلِ وَاِذاً لَا تُمَتَّعُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

“Ölümden veya öldürülmekten firar ediyorsanız firar size asla fayda vermez. Böyle olsa bile çok az yararlandırılırsınız.” de.

62/Cuma-8
قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ
Bu kelime "göze görünmek " deyiminde vurgulanmış
فَيُنَبِّئُكُمْ
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟

“Kendisinden firar ettiğiniz ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra gaibi de göze görüneni de bilene geri çevrileceksiniz ve amellerinizi size o haber verecektir.” de.

75/Kıyamet-6
يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ

"Kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

75/Kıyamet-7
فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ

İşte göz kamaştığı,

75/Kıyamet-8
وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ

Ay tutulduğu,

75/Kıyamet-9
وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ

Güneş ve ay birleştirildiği zaman…

75/Kıyamet-10
يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ

İşte o gün insan "Firar edecek yer nerede?" der.

75/Kıyamet-11
كَلَّا لَا وَزَرَۚ

Hayır! Hiçbir sığınak yok!

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 27.06.2026
Paylaş: