أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(birini) görüp gözetmek

(birini) görüp gözetmek Deyim korumak, yardım etmek, mukayyet olmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-255
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا
Bu kelime "uykusu gelmek" deyiminde vurgulanmış
تَأْخُذُهُ
Bu kelime "uykusu gelmek" deyiminde vurgulanmış
سِنَةٌ
Bu kelime "uykusu gelmek" deyiminde vurgulanmış
وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا
Bu kelime "ihata etmek " deyiminde vurgulanmış
يُح۪يطُونَ
Bu kelime "ihata etmek " deyiminde vurgulanmış
بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ
Bu kelime "içine almak " deyiminde vurgulanmış
كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا
Bu kelime "zor gelmek " deyiminde vurgulanmış
يَؤُ۫دُهُ
Bu kelime "zor gelmek " deyiminde vurgulanmış
حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Allah, ondan başka tanrı yoktur; o, haydır, kayyumdur. Onun uykusu da gelmez, o uyuklamaz da. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi onundur. İzni olmadan onun katında kim şefaat edebilir? O onların (meleklerin) geçmişlerini ve geleceklerini bilir. Onlar (melekler), onun ilminden dilediği dışında bir şeyi ihata edemez (kuşatamaz.) Onun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır. Onları görüp gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

4/Nisa-80
مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى
Bu kelime "yüz çevirmek" deyiminde vurgulanmış
فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ

Kim Resul’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur, kim de yüz çevirirse seni onlara görüp gözetici göndermedik.

6/Enam-104
قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ

Doğrusu size Rabb’iniz tarafından basiretler verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize görüp gözetici değilim.

11/Hud-57
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْماً غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـٔاًۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ

Buna rağmen yüz çevirirseniz artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim. Rabb’im sizden başka bir kavmi yerinize geçirir. Siz ona hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Rabb’im her şeyi görüp gözetendir.”

11/Hud-86
بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ

(Şuayb) “Eğer inanıyorsanız Allah’ın bıraktığı (kazanç) sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinizde görüp gözeten değilim.”

12/Yusuf-63
فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Babalarına döndüklerinde “Ey babamız! Bize artık ölçek verilmeyecek. Bu yüzden kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka görüp gözeteceğiz.” dediler.

13/Rad-11
لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا
Bu kelime "huyunu suyunu değiştirmek" deyiminde vurgulanmış
مَا
Bu kelime "huyunu suyunu değiştirmek" deyiminde vurgulanmış
بِاَنْفُسِهِمْۜ
Bu kelime "huyunu suyunu değiştirmek" deyiminde vurgulanmış
وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءاً فَلَا مَرَدَّ
Bu kelime "geri çevirmek" deyiminde vurgulanmış
لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ

Her kişinin önünde ve arkasında onu takip eden ve Allah’ın emriyle görüp gözetenler (melekler) var. Bir toplum huyunu suyunu (iyi davranışlarını) değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük dilerse onu geri çevirecek yoktur, onların ondan (Allah’tan) başka velileri de yoktur.

21/Enbiya-81
وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي
Bu kelime "akıp gitmek " deyiminde vurgulanmış
بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ

Süleyman'a da şiddetle esen rüzgârı (boyun eğdirmiştik). O, onun emriyle içini bereketli kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bileniz.

21/Enbiya-82
وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلاً دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ

Şeytanlardan da onun için dalgıçlık yapan ve bundan başka işler görenler de vardır. Biz onları görüp gözetiyorduk.

82/İnfitar-9
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ

Hayır! Doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz.

82/İnfitar-10
وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ

Oysa sizin üzerinizde görüp gözetenler (melekler) var.

82/İnfitar-11
كِرَاماً كَاتِب۪ينَۙ

(Onlar) kerim yazıcılar.

82/İnfitar-12
يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ

(Onlar) yaptıklarınızı bilirler.

86/Tarık-1
وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ

Göğe ve Tarık'a ant olsun.

86/Tarık-2
وَمَٓا
Bu kelime "idrak etmek " deyiminde vurgulanmış
اَدْرٰيكَ
Bu kelime "idrak etmek " deyiminde vurgulanmış
مَا الطَّارِقُۙ

Sen idrak edebilir misin, Tarık nedir?

86/Tarık-3
اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ

(Karanlığı) delen yıldızdır.

86/Tarık-4
اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ

Hiçbir nefis yoktur ki üzerinde görüp gözeten (melekler) olmasın.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 25.05.2026
Paylaş: