أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

gönül bağlamak

severek bağlanmak, içten sevmek,

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 7 Araf 29
  • 10 Yunus 22
  • 29 Ankebut 65–66
  • 31 Lokman 32
  • 39 Zümer 11–14
  • 40 Mü'min 12–14, 65–66
  • 98 Beyyine 5

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

7/Araf-29

قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ

De ki "Rabb’im kıstı (doğruluğu) emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (Allah’a) doğrultun ve dininde ona gönül bağlayarak sadece ona (Allah’a) dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi (ona) döneceksiniz.

10/Yunus-22

هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ

Sizleri karada ve denizde yürüten Allah'tır. Yelkenli bir gemidesiniz, gemi, çok tatlı ve insana ferahlık veren bir rüzgâr eşliğinde yolcuları ile birlikte akıp giderken birden müthiş bir fırtına patlıyor, dalgalar her yandan saldırıyor, tam bir kuşatma altında olduklarını zanneden yolcular, dininde ona gönül bağlayarak sadece Allah’a dua ediyorlar: " Ya Rab! bizi bu durumdan kurtarırsan, elbette teşekkür edenlerden olacağız."

29/Ankebut-65

فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ

Gemiye bindiklerinde dininde ona gönül bağlayarak sadece Allah’a dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar.

29/Ankebut-66

bağlam

لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Kendilerine verdiklerimize küfranlık etsinler ve (onlardan) yararlansınlar bakalım. İlerde bilecekler.

31/Lokman-32

وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜوَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ

Onları gölgeler gibi dalgalar bürüdüğünde dininde ona gönül bağlayarak sadece Allah’a dua ederler. Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı ölçülü olur. Zaten bizim ayetlerimizi, sadece hain kâfirler hiçe sayar.

39/Zümer-11

قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصاً لَهُ الدّ۪ينَۙ

De ki “Ben, dinde yalnızca ona gönül bağlayarak Allah’a kul olmakla emrolundum.

39/Zümer-12

bağlam

وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ

Bir de Müslümanların ilki olmakla emrolundum.”

39/Zümer-13

bağlam

قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

De ki “Ben, Rabb’ime isyan edecek olursam büyük bir günün azabından korkarım.”

39/Zümer-14

قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصاً لَهُ د۪ين۪يۙ

De ki “Ben, dinimde yalnızca Allah’a gönül bağlayarak ona kul olurum.

40/Mü'min-12

bağlam

ذٰلِكُمْ بِاَنَّـهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ

İşte bu size şu yüzdendir ki bir olarak Allah’a çağırıldığında küfrettiniz, ona şirk koşulunca ise iman ediyordunuz. İşte hüküm o ulu, o büyük Allah’ın.

40/Mü'min-13

bağlam

هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقاًۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ

O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Allah'a) yönelenden başkası ders almaz.

40/Mü'min-14

فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Haydi! Kâfirler ikrah getirse de dininde ona gönül bağlayarak sadece Allah’a çağırın!

40/Mü'min-65

هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

O diridir, ondan başka ilah yoktur. Şu hâlde dininde ona gönül bağlayarak sadece ona (Allah’a) dua edin. Hamt âlemlerin Rabb’i Allah'adır.

40/Mü'min-66

bağlam

قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ

De ki “Bana açık beyyineler gelince sizin Allah’ın yanı sıra yakardıklarınıza kulluk etmekten kesin olarak men edildim ve âlemlerin Rabb’ine teslim olmakla emrolundum.”

98/Beyyine-5

وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ

Oysa onlar, dininde ona gönül bağlayan hanifler olarak sadece Allah'a kul olmak, namazı ikame etmek ve zekât vermekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. İşte kaim olan din de budur.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 7 Temmuz 2026 Paylaş: