أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

hâli (hâlleri) duman olmak

hâli (hâlleri) duman olmak Deyim kötü duruma düşmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

25/Furkan-17
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَاد۪ي هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّب۪يلَۜ

Onları ve Allah’ın yanı sıra kulluk ettiklerini topladığımız gün "Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diye soracak.

25/Furkan-18
قَالُوا سُبْحَانَكَ
Bu kelime "sınır çekmek (çizmek)" deyiminde vurgulanmış
مَا
Bu kelime "yakışık almamak " deyiminde vurgulanmış
كَانَ
Bu kelime "yakışık almamak " deyiminde vurgulanmış
يَنْبَغ۪ي لَـنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ
Bu kelime "dost edinmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ
Bu kelime "dost edinmek " deyiminde vurgulanmış
وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً

Onlar, “Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bizim için yakışık almaz fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki sonunda (seni) anmayı unuttular ve hâlleri duman olan bir kavim oldular.” derler.

25/Furkan-19
فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَۙ فَمَا تَسْتَط۪يعُونَ صَرْفاً وَلَا نَصْراًۚ وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَاباً كَب۪يراً

İşte (kulluk ettikleriniz), söyledikleriniz hakkında sizi yalanladılar. Artık ne (azabınızı) geri çevirebilir ne de yardım bulabilirsiniz. Sizden kim zulmederse ona büyük bir azap tattıracağız.

25/Furkan-20
وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّٓا اِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْاَسْوَاقِۜ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةًۜ اَتَصْبِرُونَۚ وَكَانَ رَبُّكَ بَص۪يراً۟

Bizim senden önce gönderdiğimiz elçiler de yemek yer ve çarşılarda gezerlerdi. Biz sizi birbiriniz için bir fitne (deneme) konusu yaptık. Sabredecek misiniz? Rabb’in görmektedir.

48/Fetih-12
بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَداً وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْماً بُوراً

Hayır! Siz Rasul'ün ve mü'minlerin, ailelerine bir daha, asla dönmeyeceklerini sandınız. Bu kalpleriniz için çekiciydi. Ve siz kötü zanda bulundunuz da hâlleri duman olan bir topluluk oldunuz.

48/Fetih-13
وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ فَاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَع۪يراً

Kim Allah’a ve Rasul'üne inanmazsa bilsin ki biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırladık.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 01.06.2026
Paylaş: