أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

dost edinmek

dost edinmek Deyim dost kazanmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

3/Aliimran-28
لَا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ
Bu kelime "ilişiği kalmamak" deyiminde vurgulanmış
مِنَ اللّٰهِ ف۪ي
Bu kelime "ilişiği kalmamak" deyiminde vurgulanmış
شَيْءٍ
Bu kelime "ilişiği kalmamak" deyiminde vurgulanmış
اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ

Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendilerine dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la bir ilişiği kalmamış olur. Ancak onlardan kendinizi korumak gayesiyle sakınmanız müstesnadır. Allah size kendi zatından korkmanızı emrediyor. Dönüş Allah'adır.

4/Nisa-89
وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا
Bu kelime "göç etmek (eylemek) " deyiminde vurgulanmış
ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا
Bu kelime "yüz çevirmek" deyiminde vurgulanmış
فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراًۙ

Kendileri küfre düştüğü gibi sizin de küfre düşmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O hâlde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini de dost ve yardımcı olarak görmeyin.

4/Nisa-119
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ
Bu kelime "kuruntuya kapılmak " deyiminde vurgulanmış
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِياًّ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَاناً مُب۪يناًۜ

"Onları saptıracağım, kendilerini boş kuruntulara kaptıracağım ve onlara emredeceğim, hayvanların kulaklarını yaracaklar; yine emredeceğim Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp şeytanı kendine dost edinirse şüphesiz o apaçık bir kayba uğramıştır.

4/Nisa-139
اَلَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعاًۜ

Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler; onların yanında şeref mi arıyorlar? Şüphesiz bütün şeref yalnızca Allah'a aittir.

4/Nisa-144
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَاناً مُب۪يناً

Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

5/Maide-51
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ
Bu kelime "dostluk etmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
يَهْدِي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ

Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudur. İçinizden onlarla dostluk edenler, onlardandır. Allah, zalim bir kavmi kesinlikle hidayete erdirmez.

5/Maide-57
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
د۪ينَكُمْ هُزُواً
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
وَلَعِباً مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ
Bu kelime "iman getirmek " deyiminde vurgulanmış
مُؤْمِن۪ينَ
Bu kelime "iman getirmek " deyiminde vurgulanmış

Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer iman getirmişseniz Allah’tan sakının.

5/Maide-81
وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ
Bu kelime "ne var ki " deyiminde vurgulanmış
كَث۪يراً مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
Bu kelime "yoldan çıkmak " deyiminde vurgulanmış

Eğer Allah’a, Nebi'ye ve ona indirilmiş olana inanmış olsalardı onları dost (veli) edinmezlerdi. Ne var ki onların çoğu yoldan çıkmıştır.

7/Araf-3
اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلاً مَا تَذَكَّرُونَ
Bu kelime "ders almak " deyiminde vurgulanmış

Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını dost edinip onlara uymayın. Ne kadar da az ders alıyorsunuz!

7/Araf-30
فَر۪يقاً هَدٰى وَفَر۪يقاً حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ

(Allah) bazılarını hidayete erdirdi, bazılarını da dalalete düşürdü. Onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi ve kendilerinin...

9/Tevbe-23
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا
Bu kelime "yeğ tutmak " deyiminde vurgulanmış
الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ
Bu kelime "dostluk etmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana yeğ tutarlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. İçinizden kim onlarla dostluk ederse işte onlar zalimdirler.

13/Ra'd-16
قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعاً
Bu kelime "faydalı olmak " deyiminde vurgulanmış
وَلَا ضَراًّۜ
Bu kelime "zarar vermek " deyiminde vurgulanmış
قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
Bu kelime "otorite sağlamak (temin etmek)" deyiminde vurgulanmış

De ki “Göklerin ve yerin Rabb’i kimdir?” “Allah’tır!” de. De ki “Onu bırakıp kendilerine bile faydalı olma veya zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz!” De ki “Körle gören bir olur mu hiç veya karanlıklarla aydınlık eşit olur mu? Yoksa Allah’a onun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlar tarafından birbirine benzer mi göründü!” De ki “Allah her şeyin yaratıcısıdır. Mutlak otorite sağlayan sadece odur.”

18/Kehif-50
وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا
Bu kelime "secde etmek" deyiminde vurgulanmış
لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا
Bu kelime "secde etmek" deyiminde vurgulanmış
اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلاً

Meleklere; "Adem'e secde edin." dediğimizde İblis dışında hepsi secde etti. O cinlerdendi, Rabb’inin emrinden çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da onu ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. Bu zalimler için ne kötü bir değişmedir.

18/Kehif-102
اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلاً

Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirler için bir konak olarak hazırladık.

22/Hac-3
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ
Bu kelime "mücadele vermek" deyiminde vurgulanmış
فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ
Bu kelime "peşine düşmek (gitmek) " deyiminde vurgulanmış
كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ

İnsanlardan bazısı, Allah hakkında bilgisi olmaksızın mücadele verir ve her azgın-kaypak şeytanının peşine düşer.

22/Hac-4
كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ

O (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: “Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler.”

25/Furkan-18
قَالُوا سُبْحَانَكَ
Bu kelime "sınır çekmek (çizmek)" deyiminde vurgulanmış
مَا
Bu kelime "yakışık almamak " deyiminde vurgulanmış
كَانَ
Bu kelime "yakışık almamak " deyiminde vurgulanmış
يَنْبَغ۪ي لَـنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً
Bu kelime "hâli (hâlleri) duman olmak" deyiminde vurgulanmış

Onlar, “Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bizim için yakışık almaz fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki sonunda (seni) anmayı unuttular ve hâlleri duman olan bir kavim oldular.” derler.

29/Ankebut-41
مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتاًۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Allah’tan başka dost edinenlerin durumu, kendi evini yapan örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!

39/Zümer-3
اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ
Bu kelime "hüküm vermek" deyiminde vurgulanmış
بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ
Bu kelime "ihtilafa düşmek " deyiminde vurgulanmış
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

İyi bil ki halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler (derler ki) "Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphesiz ki Allah, ihtilafa düştükleri konularda aralarında hüküm verir. Doğrusu Allah yalancı ve örtbas eden kimseyi doğru yola iletmez.

42/Şûra-6
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ

Ondan başkasını dost edinenlerin, Allah üzerlerine gözcüdür. Sen vekil değilsin o kimselere.

42/Şûra-9
اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْـيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟

Yoksa onlar Allah’tan başka dostlar mı edindiler? Hâlbuki gerçek dost Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

45/Casiye-10
مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـٔاً وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ

Arkalarında cehennem var. Kazandıkları da, Allah'tan başka edindikleri dostlar da kendilerinden bir şey savamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

60/Mümtehine-1
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ
Bu kelime "sevgi beslemek " deyiminde vurgulanmış
وَقَدْ كَفَرُوا
Bu kelime "görmezlikten gelmek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَاداً ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ
Bu kelime "sevgi beslemek " deyiminde vurgulanmış
وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ

Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi besliyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı görmezlikten geldiler. Rabb’iniz olan Allah’a inandınız diye Resul’ü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı almak üzere benim yolumda cihat etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 08.03.2026
Paylaş: