hata etmek (eylemek işlemek)
hata etmek (eylemek işlemek) Deyim yanlışlık yapmak, yanılgıya düşmek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Şöyle demiştik: “Şu şehre girin, orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken, 'Dileğimiz bağışlanmadır.' deyin; (biz de) işlediğiniz hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz.”
Hayır! Kim bir kötülük eder de işlediği hatası kendisini ihata ederse (çepeçevre kuşatırsa) işte o kimseler, cehennemliktir. Onlar orada devamlı kalırlar.
Kim bir hata ya da günah işler de sonra onu bir suçsuzun üstüne atarsa muhakkak ki o, büyük bir bühtan etmiş ve apaçık bir günaha girmiş olur.
Onlara şöyle denildi: “Şu şehri (Kudüs) yurt edinin. Ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yiyin. ‘Dileğimiz bağışlanmadır.' deyin ve kapıdan secde ederek girin ki işlediğiniz hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz."
Yusuf, sen bu konuyu aklından çıkar. Kadın, sen de bu suçundan dolayı bağışlanma dile. Çünkü sen hataya düşenlerden oldun.” dedi.
Şöyle dediler: “Allah’a ant olsun ki sen, Allah için, gerçekten bizden önde geliyorsun. Biz ise hata etmişiz.”
Müjdeleyici gelip de gömleği yüzüne bırakınca görmesi geri geldi. (Yakup) dedi ki: “Sizin bilmediğiniz şeyleri Allah tarafından biliyorum dememiş miydim?”
(Çocukları da) "Ey babamız! Bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten hata edenler idik." dediler.
“Sizin için Rabb’imden bağışlanma dileyeceğim. Çünkü O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına vardıkları zaman, (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve “Allah'ın izniyle Mısır'a güvenlik içinde girin. (yerleşin).
“Şüphesiz ki biz; ettiğimiz hatalarımızı ve bize baskı yaparak yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabb’imize inandık. Allah hayırlı olandır; (ödülü ve azabı) daha kalıcıdır.”
Biz, inananların öncüleri olduğumuz için Rabb’imizin ettiğimiz hatalarımızı bağışlayacağına umut besliyoruz.”
Ettiğim hatalarımı, din günü bağışlayacağına umut beslediğim odur.
Firavun, ondan öncekiler ve hâk ile yeksan olmuş şehirler de hep o hatayı işlediler.
Bugün burada onun için yakın bir dost yoktur.
Kanlı irinden başka bir yiyecek de yoktur.
'Bunu da hata işleyenlerden başkası yemez.'
Bu sayfa yardımcı oldu mu?