أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

ihtarda bulunmak

ihtarda bulunmak Deyim ihtar etmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

6/Enam-92
وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirlerin anası (Mekke) ile çevresindekilere ihtarda bulunman için indirdiğimiz kutlu kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.

7/Araf-1
الٓمٓصٓۜ

Elif. Lam. Mim. Sad.

7/Araf-2
كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ
Bu kelime "içi daralmak " deyiminde vurgulanmış
حَرَجٌ
Bu kelime "içi daralmak " deyiminde vurgulanmış
مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Bu, kendisiyle ihtarda bulunman ve mü’minlere öğüt vermen için sana indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı için daralmasın.

16/Nahıl-2
يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاتَّقُونِ

O kendi emriyle "Benden başka ilâh yoktur, benden sakının." diye ihtarda bulunmaları için kullarından dilediğine vahiyle melekler gönderir.

18/Kehif-4
وَيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَداًۗ

Ve "Allah çocuk edindi" diyenlere de ihtarda bulunsun.

28/Kasas-46
وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ
Bu kelime "ola ki " deyiminde vurgulanmış
يَتَذَكَّرُونَ
Bu kelime "ders almak " deyiminde vurgulanmış

(Musa'ya) seslendiğimiz zaman da sen Tur'un yanında değildin. Bilakis, senden önce kendilerine uyarıcı (elçi) gelmemiş bir kavme ola ki ders alırlar diye ihtarda bulunman için Rabb’inden bir rahmet olarak (orada geçenleri sana bildirdik)…

32/Secde-1
الٓـمٓ۠

Elif lam mim.

32/Secde-2
تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
رَيْبَ
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

Kitap'ın, âlemlerin Rabb’inden indirildiğinden asla kuşku yok.

32/Secde-3
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Yoksa "Onu kurguladı." mı diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir kavme ihtarda bulunman için -doğru yolu bulalar diye- Rabb’inden gönderilen hak (Kitap)’tır.

36/Yasin-1
يٰسٓۜ

Yasîn.

36/Yasin-2
وَالْقُرْاٰنِ الْحَك۪يمِۙ

Hükümlerle dolu Kur’an’a and olsun!

36/Yasin-3
اِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۙ

Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

36/Yasin-4
عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۜ

Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).

36/Yasin-5
تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ

(Kur’an) aziz ve rahim olan (Allah)’ın indirmesidir.

36/Yasin-6
لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ
Bu kelime "gaflete düşmek " deyiminde vurgulanmış

Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gaflete düşmüş bir kavmi uyarman için (gönderildin).

42/Şûra-7
وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰناً عَرَبِياًّ لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
رَيْبَ
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ

Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki Anakent Mekke ve çevresinde bulunanlara ihtarda bulunasın. Ve toplanma günüyle ilgili ihtarda bulunasın. Onda asla kuşku yok. (O gün) bir grup cennette bir grup da alevli ateştedir.

44/Duhan-3
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ

Elbette ki biz, (insanlara) ihtarda bulunmak için sana onu mübarek bir gecede indirdik.

44/Duhan-4
ف۪يهَا يُفْرَقُ كُـلُّ اَمْرٍ حَـك۪يمٍۜ

Onda (kitapta), her şeyin hükmü (emirler, yasaklar, doğrular ve yanlışlar) ayırt edilmiştir.

44/Duhan-5
اَمْراً مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ

Muhakkak ki biz, katımızdan bir emir ile (insanlara elçi) göndeririz.

44/Duhan-6
رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ

Rabb’inden bir rahmet olarak… Kuşkusuz ki o, (her şeyi hakkıyla) duyandır, bilendir.

74/Müddessir-26
سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ

Onu Sekar'a (cehenneme) atacağım.

74/Müddessir-27
وَمَٓا
Bu kelime "idrak etmek " deyiminde vurgulanmış
اَدْرٰيكَ
Bu kelime "idrak etmek " deyiminde vurgulanmış
مَا سَقَرُۜ

Sen idrak edebilir misin, Sekar nedir?

74/Müddessir-28
لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ

Ne bir şey bırakır ne de vazgeçer.

74/Müddessir-29
لَـوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ

Beşeri yakıp kavurur.

74/Müddessir-30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ

Onun üzerinde on dokuz (muhafız) vardır.

74/Müddessir-31
وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَـفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَاناً وَلَا
Bu kelime "kuşku beslemek (duymak) " deyiminde vurgulanmış
يَرْتَابَ
Bu kelime "kuşku beslemek (duymak) " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ
Bu kelime "gizli din taşımak" deyiminde vurgulanmış
وَالْـكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ
Bu kelime "demek istemek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ
Bu kelime "dalalete düşmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَـهْد۪ي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى
Bu kelime "(bir şeye) kanaat getirmek " deyiminde vurgulanmış
لِلْبَشَرِ۟

Biz o ateşin muhafızlarını sadece melekler(den) yaptık. Sayılarını da sırf kâfirler için bir imtihan sebebi yaptık. Böylece kendilerine kitap verilenler kesin kanaat getirsin; mü’minlerin güveni artsın. Kendilerine kitap verilenler ile mü’minler kuşku duymasınlar. Kalplerinde gizli din taşıyanlar ile kâfirler de “Allah, bu misalle ne demek istedi?" desinler. Böylece Allah, dilediğini dalalete düşürür; dilediğini de hidayete erdirir. Allah’ın ordularını kendi dışında kimse bilmez. Bu ise bir beşer için sadece hatırlatmadır.

74/Müddessir-32
كَلَّا وَالْقَمَرِۙ

Hayır! Ant olsun aya!

74/Müddessir-33
وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ

Dönüp gittiği zaman geceye…

74/Müddessir-34
وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ

Ve ağardığı zaman sabaha…

74/Müddessir-35
اِنَّهَا لَاِحْدَى الْـكُبَرِۙ

Gerçekten o (cehennem), büyük (belalardan) biridir.

74/Müddessir-36
نَذ۪يراً لِلْبَشَرِۙ

Beşer için de ihtarda bulunmaktır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 15.01.2026
Paylaş: