أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

yakın takibe almak

yakın takibe almak Deyim yakın takip işini yapmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-164
اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي
Bu kelime "akıp gitmek " deyiminde vurgulanmış
فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ
Bu kelime "faydalı olmak " deyiminde vurgulanmış
النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Bu kelime "aklını kullanmak " deyiminde vurgulanmış

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini yakın takibe almasında, insanlara faydası olan şeylerle denizlerde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve böylece üzerinde bütün canlı türlerini yaymasında, rüzgârları estirmesinde, gök ile yer arasında dolaştırılan bulutları oluşturmasında aklını kullanan bir kavim için mutlaka ayetler vardır.

3/Aliimran-189
وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟
Bu kelime "gücü yetmek " deyiminde vurgulanmış

Göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.

3/Aliimran-190
اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini yakın takibe almasında sağduyu sahipleri için mutlaka ayetler vardır.

3/Aliimran-191
اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ
Bu kelime "hatırına getirmek" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ
Bu kelime "tefekküre dalmak" deyiminde vurgulanmış
ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلاًۚ سُبْحَانَكَ
Bu kelime "sınır çekmek (çizmek)" deyiminde vurgulanmış
فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Onlar, ayakta, otururken, yanları üzerinde (her vakit) Allah'ı hatırlarına getirirler; göklerin ve yerin yaratılışı üzerine tefekküre dalarlar (ve şöyle derler:) Rabb’imiz! Sen, bunu (evreni, âlemleri) boşuna yaratmadın. Sana sınır çizilemez. Bizi ateşin azabından koru!

45/Casiye-5
وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Bu kelime "aklını kullanmak " deyiminde vurgulanmış

Gece ile gündüzün birbirini yakın takibe almasında, Allah'ın gökten indirmiş olduğu rızıkta ve onunla ölümünden sonra yeri diriltmesinde, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 11.02.2026
Paylaş: