أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

gözün aydın

gözün aydın Deyim Sevinçli bir olay dolayısıyla kullanılan bir kutlama sözü.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

19/Meryem-23
فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ
Bu kelime "silinip gitmek " deyiminde vurgulanmış
نَسْياً
Bu kelime "silinip gitmek " deyiminde vurgulanmış
مَنْسِياًّ
Bu kelime "silinip gitmek " deyiminde vurgulanmış

Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına sürükledi. “Keşke bundan önce ölseydim de silinip gitseydim.” dedi.

19/Meryem-24
فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا
Bu kelime "hüzne kapılmak" deyiminde vurgulanmış
تَحْزَن۪ي
Bu kelime "hüzne kapılmak" deyiminde vurgulanmış
قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِياًّ

Aşağısından ona şöyle seslendi: “hüzne kapılma! Rabb'in senin alt yanında bir su arkı yarattı.”

19/Meryem-25
وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِياًّۘ

Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurma dökülsün.

19/Meryem-26
فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْناًۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَداًۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْماً فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِياًّۚ

Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurma dökülsün. 19/MERYEM-25 Artık ye, iç; gözün aydın! olsun. Herhangi bir beşer görürsen ben Rahman’a oruç adadım. Bugün hiçbir beşerle konuşmayacağım.” de.

20/Taha-40
اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
تَحْزَنَۜ
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
وَقَتَلْتَ نَفْساً فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ
Bu kelime "gam çekmek " deyiminde vurgulanmış
الْغَمِّ
Bu kelime "gam çekmek " deyiminde vurgulanmış
وَفَتَنَّاكَ فُتُوناً۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى

Hani kız kardeşin dolaşıp "Ona bakacak birini size bildireyim mi?" diyordu. Böylece gözü aydın! olsun ve hüzün duymasın diye seni annene döndürdük. Sen bir can öldürmüştün de seni gam çekmekten kurtarmış ve çeşitli şekillerde imtihan etmiştik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldın sonra da bir takdir üzere (buraya) geldin, ey Musa!

28/Kasas-13
فَرَدَدْنَاهُ
Bu kelime "(bir şeyi) geri vermek " deyiminde vurgulanmış
اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟

Böylelikle gözü aydın! olması, üzülmemesi ve gerçekten Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilmesi için onu annesine geri verdik. Ancak onların çoğu bilmezler.

33/Ahzap-51
تُرْج۪ي
Bu kelime "geriye bırakmak " deyiminde vurgulanmış
مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُــْٔـو۪ٓي
Bu kelime "yanına almak" deyiminde vurgulanmış
اِلَيْكَ
Bu kelime "yanına almak" deyiminde vurgulanmış
مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ
Bu kelime "uzak durmak " deyiminde vurgulanmış
فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ
Bu kelime "razı olmak (gelmek) " deyiminde vurgulanmış
بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَل۪يماً

Ey Nebi! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geriye bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerine (tekrar) dönmekte de sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 27.05.2026
Paylaş: