أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

tir tir titremek

tir tir titremek Deyim 2) mec. çok korkmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

18/Kehif-49
وَوُضِعَ
Bu kelime "ortaya koymak 1 " deyiminde vurgulanmış
الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِراًۜ وَلَا
Bu kelime "mağdur etmek " deyiminde vurgulanmış
يَظْلِمُ
Bu kelime "mağdur etmek " deyiminde vurgulanmış
رَبُّكَ اَحَداً۟

Kitap ortaya konulur. Mücrimlerin onun içindekilerden dolayı tir tir titrediklerini görürsün. "Yazık bize! Bu kitaba da ne oluyor ki küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp saymış." derler. Yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabb’in hiç kimseyi mağdur etmez.

21/Enbiya-25
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ

Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana kul olun.” diye vahyetmiş olmayalım.

21/Enbiya-26
وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَداً سُبْحَانَهُۜ
Bu kelime "sınır çekmek (çizmek)" deyiminde vurgulanmış
بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ
Bu kelime "ikram görmek " deyiminde vurgulanmış

“Rahman çocuk edindi.” dediler. Ona böyle sınırlar çizilemez. Onlar (melekler) bilakis ikram görmüş kullardır.

21/Enbiya-27
لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِاَمْرِه۪ يَعْمَلُونَ

Onlar sözleriyle Allah’ın önüne geçmezler ve onlar onun emriyle hareket ederler.

21/Enbiya-28
يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ

O, onların (meleklerin) geleceklerini de geçmişlerini de bilir. (Melekler) (Allah’ın) razı olduğundan başkasına şefaat edemezler. Onlar (Rablerinden) haşyetle tir tir titrerler!

21/Enbiya-29
وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنّ۪ٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِه۪ فَذٰلِكَ نَجْز۪يهِ جَهَنَّمَۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ۟

Onlardan her kim “Ondan (Allah’tan) başka ben de bir ilahım.” derse bu durumda biz onu cehennemle cezalandırırız. Zalimlere işte böyle karşılık veririz.

21/Enbiya-30
اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقاً فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ

Kâfirler, göklerle yer bitişikken onları ayırdığımızı ve her bir canlıyı sudan var ettiğimizi görmüyorlar mı? Hâlâ inanmayacaklar mı?

21/Enbiya-48
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْراً لِلْمُتَّق۪ينَۙ

Ant olsun biz, Musa ile Harun'a takva sahipleri için bir ışık ve bir öğüt olarak Furkan’ı verdik.

21/Enbiya-49
اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ

Rablerinden gıyaben korkarlar ve onlar Saat’ten tir tir titrerler.

23/Mü'minun-57
اِنَّ الَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ خَشْيَةِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۙ

Onlar Rablerinden haşyetle tir tir titrerler.

23/Mü'minun-58
وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَۙ

Rablerinin ayetlerine iman ederler.

23/Mü'minun-59
وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَۙ

Rablerine ortak koşmazlar.

33/Ahzap-72
اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ
Bu kelime "geri durmak " deyiminde vurgulanmış
اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُوماً جَهُولاًۙ

Kuşkusuz ki biz emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik de onlar onu yüklenmekten geri durdular ve ondan tir tir titrediler. Onu insan yüklendi. Doğrusu o, ne kadar zalim, ne kadar cahildir.

42/Şûra-17
اَللّٰهُ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ

Kitabı ve mizanı hak olarak indiren Allah'tır. İdrak edemezsin, belki de Saat yakındır!

42/Şûra-18
يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ

Ona inanmayanlar onun çarçabuk gelmesini istiyorlar. İnananlar ise ondan tir tir titrerler ve onun hak olduğunu bilirler. İyi bilin ki Saat hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

42/Şûra-19
اَللّٰهُ لَط۪يفٌ بِعِبَادِه۪ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ۟

Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir, dilediğini rızıklandırır. O Kavî’dir, Azîz’dir.

42/Şûra-22
تَرَى الظَّالِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِـعٌ
Bu kelime "ensesine binmek " deyiminde vurgulanmış
بِهِمْۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِۚ لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُ

(O gün) zalimlerin, kazandıklarından dolayı tir tir titrediklerini görürsün; o (yaptıkları) da enselerine binmiştir. İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet bahçelerindedirler. Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük fazl budur.

52/Tur-25
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ

Birbirlerine dönüp sorarlar.

52/Tur-26
قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ

Şöyle derler: "Biz daha önce ailemiz içindeyken de tir tir titrerdik.”

52/Tur-27
فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ
Bu kelime "iliğine işlemek (geçmek) " deyiminde vurgulanmış

Allah iyilik etti de iliklerimize (kadar) işleyecek azaptan bizi korudu.

52/Tur-28
اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟

Kuşkusuz ki biz daha önce ona yalvarırdık. Gerçekten iyilik eden, rahmet eden odur."

70/Mearic-19
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ

İnsan gerçekten çok hırlı (huysuz) yaratılmıştır.

70/Mearic-20
اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ
Bu kelime "feryadı basmak" deyiminde vurgulanmış

Kendisine bir şer (kötülük) dokunduğu zaman feryadı basar.

70/Mearic-21
وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ
Bu kelime "engel çıkarmak" deyiminde vurgulanmış

Bir hayır dokunduğunda ise (onu paylaşmaz) engel çıkarır.

70/Mearic-22
اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ

Ancak namaz kılanlar hariç.

70/Mearic-23
اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ

Ki onlar, namazlarını devamlı kılanlar.

70/Mearic-24
وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ

Ve onların mallarında belirli bir hak vardır.

70/Mearic-25
لِلسَّٓائِلِ
Bu kelime "dilencilik etmek" deyiminde vurgulanmış
وَالْمَحْرُومِۖ
Bu kelime "yoksun kalmak " deyiminde vurgulanmış

Dilencilik edenin ve yoksun kalmışın (hakkı vardır).

70/Mearic-26
وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ

Onlar, din gününü tasdik ederler.

70/Mearic-27
وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ

Onlar Rablerinin azabından tir tir titrerler.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 09.06.2026
Paylaş: