أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

içi titremek

içi titremek Deyim 1) özen göstermek; 3) duygulanmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

13/Rad-21
وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ

Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, zor hesaptan korkarlar.

20/Taha-1
طٰهٰۜ

Ta. Ha.

20/Taha-2
مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ
Bu kelime "mihnet çekmek " deyiminde vurgulanmış

Biz sana Kur'an'ı, mihnet çekesin diye indirmedik.

20/Taha-3
اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ

İçi korku ile titreyenlere bir hatırlatma (olsun diye indirdik).

20/Taha-4
تَنْز۪يلاً مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ

Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiş (bir kitaptır).

20/Taha-44
فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَيِّناً لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki ders alır veya içi titrer

20/Taha-45
قَالَا رَبَّـنَٓا اِنَّـنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ
Bu kelime "ifrata vardırmak " deyiminde vurgulanmış
عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى

(Musa ve Harun) şöyle dediler: “Ey Rabb’imiz! Kuşkusuz ki biz, onun bize karşı işi ifrata vardırmasından yahut iyice azmasından korkuyoruz.”

20/Taha-46
قَالَ لَا تَخَافَٓا اِنَّن۪ي مَعَكُمَٓا اَسْمَعُ وَاَرٰى

(Allah) “Korkmayın! Çünkü ben sizinle birlikteyim, işitir ve görürüm.” dedi.

24/Nur-52
وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

Kim Allah'a ve Rasulüne itaat eder, Allah'tan içi titrer ve ona karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederse işte onlar muratlarına ermişlerdir.

33/Ahzap-39
اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَداً اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى
Bu kelime "kâfi gelmek " deyiminde vurgulanmış
بِاللّٰهِ حَس۪يباً
Bu kelime "hesap görmek " deyiminde vurgulanmış

Onlar (elçiler,) Allah'ın risaletini tebliğ edenler, ondan içleri titreyerek korkanlar ve ondan başka kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah kâfi gelir!

33/Ahzap-40
مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّ۪نَۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يماً۟

Muhammed, sizlerden hiçbirinin babası değildir fakat o, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.

35/Fatır-27
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ

Allah’ın, gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece onunla rengârenk ürünler çıkardık. Dağlardan da farklı renklerde; beyazlı, kırmızılı yollar ve simsiyah katmanlar var ettik.

35/Fatır-28
وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ

İnsanlardan, diğer canlılardan ve (evcil) hayvanlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde sadece (gerçeği) bilenlerin Allah’tan içleri titrer. Allah izzet sahibidir, bağışlayıcıdır.

67/Mülk-12
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ

Gerçek şu ki Rablerinden, onu görmedikleri hâlde, içleri titreyenlere gelince onlar için bir mağfiret (bağışlanma) ve büyük bir ecir vardır.

79/Naziat-42
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ
Bu kelime "demir atmak" deyiminde vurgulanmış

'O ne zaman demir atacak?' diye, sana Saat’ten soruyorlar.

79/Naziat-43
ف۪يمَ
Bu kelime "ne gezer " deyiminde vurgulanmış
اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ

Sende o bilgi ne gezer!

79/Naziat-44
اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ

Onun (Saat’in) sonu (diriliş) da Rabb’ine aittir.

79/Naziat-45
اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ

Sana düşen, içi titreyeni uyarmaktır.

79/Naziat-46
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا

Onlar onu (dirilişi) gördükleri gün sanki (mezarda) bir akşam veya kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.

80/Abese-8
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ

Ama koşarak sana gelen…

80/Abese-9
وَهُوَ يَخْشٰىۙ

Ki onun (Allah'tan) içi titrer (haşyet).

80/Abese-11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ

Hayır! Bu ancak bir hatırlatmadır.

87/âlâ-8
وَنُيَسِّرُكَ
Bu kelime "(birine) kolaylık göstermek" deyiminde vurgulanmış
لِلْيُسْرٰىۚ
Bu kelime "(birine) kolaylık göstermek" deyiminde vurgulanmış

Sana (hak) yolda kolaylık göstereceğiz.

87/âlâ-9
فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ
Bu kelime "faydalı olmak " deyiminde vurgulanmış
الذِّكْرٰىۜ

Eğer hatırlatma faydalı olacaksa hatırlat.

87/âlâ-10
سَيَذَّكَّرُ
Bu kelime "ders almak " deyiminde vurgulanmış
مَنْ يَخْشٰىۙ

(Allah'tan) içi titreyen ders alacaktır.

87/âlâ-11
وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ

Şaki olansa ondan kaçacaktır.

87/âlâ-12
اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْـكُبْرٰىۚ

Ki o, en büyük ateşe girecektir.

87/âlâ-13
ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ

Sonra onun içinde, ne ölür ne de yaşar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 28.06.2026
Paylaş: