أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(birini bir şeye) gark etmek

(birini bir şeye) gark etmek Deyim 1) batırmak, boğmak;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-50
وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْـنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ

Ve bir vakit sizin sebebinize denizi yardık, sizi kurtardık da Firavun ailesini gark ettik. Sizler bakıp duruyordunuz.

7/Araf-64
فَكَذَّبُوهُ فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْماً عَم۪ينَ۟

Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da (suya) gark ettik! Çünkü onlar kör bir kavim idi.

7/Araf-136
فَانْتَقَمْنَا
Bu kelime "intikam almak " deyiminde vurgulanmış
مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ
Bu kelime "gaflete düşmek " deyiminde vurgulanmış

Biz de ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gaflete düşmeleri sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları (denize) gark ettik.

8/Enfal-54
كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ
Bu kelime "helak etmek " deyiminde vurgulanmış
بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْـنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ

Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi… Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu (denize) gark ettik! Onların tümü zulmeden kimselerdi.

10/Yunus-73
فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ

Onlar yine de onu yalanladılar. Ancak biz onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık ve onları halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da (suya) gark ettik! Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

17/İsra-101
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُوراً

Muhakkak ki biz Musa’ya dokuz açık ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrailoğullarına sor, Musa onlara gelince Firavun ona “Ben senin büyülendiğini düşünüyorum.” demişti.

17/İsra-102
قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُوراً

O (Musa) da “Gerçekten bunları basiretler olarak göklerin ve yerin Rabb’inden başkasının indirmediğini sen de biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kaybedenlerden olduğunu düşünüyorum.” demişti.

17/İsra-103
فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ
Bu kelime "söküp atmak " deyiminde vurgulanmış
مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعاًۙ

Firavun, onları ülkeden söküp atmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini (suya) gark ettik!

17/İsra-104
وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اسْكُنُوا
Bu kelime "yurt edinmek (tutmak) " deyiminde vurgulanmış
الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفاًۜ

Onun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu yeri yurt edinin. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi bir yere toplarız."

21/Enbiya-76
وَنُوحاً اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ

Nuh’u da an! Daha önce yakarışta bulunduğunda, onun yakarışına cevap vererek onu ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

21/Enbiya-77
وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ

Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir kavimdiler, biz de onların tümünü (suya) gark ettik!

25/Furkan-37
وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَـذَاباً اَل۪يماًۚ

Nuh kavmi de resulleri yalanlamıştı. Onları (suya) gark ederek insanlara bir ayet yaptık. Zalimlere can yakıcı bir azap hazırladık.

25/Furkan-38
وَعَـاداً وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُوناً بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يراً

Nuh kavmi de resulleri yalanlamıştı. Onları (suya) gark ederek insanlara bir ayet yaptık. Zalimlere can yakıcı bir azap hazırladık.

25/Furkan-39
وَكُلاًّ ضَرَبْنَا
Bu kelime "örnek vermek " deyiminde vurgulanmış
لَهُ الْاَمْثَالَۘ
Bu kelime "örnek vermek " deyiminde vurgulanmış
وَكُلاًّ تَبَّرْنَا تَتْب۪يراً

Her birine örnekler verdik. Her birini darmadağın ettik.

26/Şuara-63
فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ

Musa’ya "Asanla denize vur." diye vahyettik. Deniz yarıldı, her parçası koca bir dağ gibi oluverdi.

26/Şuara-64
وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

26/Şuara-65
وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ

Musa’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

26/Şuara-66
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ

Sonra diğerlerini (suya) gark ettik!

26/Şuara-67
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Bunda elbette bir ayet vardır, yine de onların çoğu inanmaz.

26/Şuara-68
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟

Kuşkusuz ki Rabb’in azizdir, rahîmdir.

26/Şuara-120
ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ

Sonra geride kalanları da (suya) gark ettik.

26/Şuara-121
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Bunda elbette bir ayet vardır. Yine de onların çoğu inanmaz.

26/Şuara-122
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟

Kuşkusuz ki Rabb’in azizdir, rahîmdir.

29/Ankebut-40
فَكُلاًّ اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَـلَيْهِ حَـاصِباًۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ
Bu kelime "dehşet saçmak " deyiminde vurgulanmış
وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا
Bu kelime "yere batmak" deyiminde vurgulanmış
بِهِ الْاَرْضَۚ
Bu kelime "yere batmak" deyiminde vurgulanmış
وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Nitekim hepsini günahıyla yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini dehşet saçan bir ses yakaladı. Kimini yere batırdık, kimini de (suya) gark ettik! Allah onlara zulmedecek değildi fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

36/Yasin-41
وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ

Soylarını yüklü gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.

36/Yasin-42
وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ

Ve onlar için bindikleri bunun gibi şeyler yaratmamız da…

36/Yasin-43
وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ

Dilesek onları (suya) gark ederiz. Bu durumda ne onların imdatlarına yetişen olur ne de kurtarılırlar.

36/Yasin-44
اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعاً اِلٰى ح۪ينٍ

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka…

37/Saffat-80
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Biz, güzel davrananlara böyle karşılık veririz.

37/Saffat-81
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ

O bizim mü’min kullarımızdandı.

37/Saffat-82
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ

Sonra diğerlerini (suya) gark ettik!

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 30.06.2026
Paylaş: