(birini bir şeye) gark etmek
(birini bir şeye) gark etmek Deyim 1) batırmak, boğmak;
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Ve bir vakit sizin sebebinize denizi yardık, sizi kurtardık da Firavun ailesini gark ettik. Sizler bakıp duruyordunuz.
Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da (suya) gark ettik! Çünkü onlar kör bir kavim idi.
Biz de ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gaflete düşmeleri sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları (denize) gark ettik.
Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi… Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu (denize) gark ettik! Onların tümü zulmeden kimselerdi.
Onlar yine de onu yalanladılar. Ancak biz onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık ve onları halifeler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da (suya) gark ettik! Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Muhakkak ki biz Musa’ya dokuz açık ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrailoğullarına sor, Musa onlara gelince Firavun ona “Ben senin büyülendiğini düşünüyorum.” demişti.
O (Musa) da “Gerçekten bunları basiretler olarak göklerin ve yerin Rabb’inden başkasının indirmediğini sen de biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kaybedenlerden olduğunu düşünüyorum.” demişti.
Firavun, onları ülkeden söküp atmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini (suya) gark ettik!
Onun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu yeri yurt edinin. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi bir yere toplarız."
Nuh’u da an! Daha önce yakarışta bulunduğunda, onun yakarışına cevap vererek onu ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir kavimdiler, biz de onların tümünü (suya) gark ettik!
Nuh kavmi de resulleri yalanlamıştı. Onları (suya) gark ederek insanlara bir ayet yaptık. Zalimlere can yakıcı bir azap hazırladık.
Nuh kavmi de resulleri yalanlamıştı. Onları (suya) gark ederek insanlara bir ayet yaptık. Zalimlere can yakıcı bir azap hazırladık.
Her birine örnekler verdik. Her birini darmadağın ettik.
Musa’ya "Asanla denize vur." diye vahyettik. Deniz yarıldı, her parçası koca bir dağ gibi oluverdi.
Ötekileri de buraya yaklaştırdık.
Musa’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
Sonra diğerlerini (suya) gark ettik!
Bunda elbette bir ayet vardır, yine de onların çoğu inanmaz.
Kuşkusuz ki Rabb’in azizdir, rahîmdir.
Sonra geride kalanları da (suya) gark ettik.
Bunda elbette bir ayet vardır. Yine de onların çoğu inanmaz.
Kuşkusuz ki Rabb’in azizdir, rahîmdir.
Nitekim hepsini günahıyla yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini dehşet saçan bir ses yakaladı. Kimini yere batırdık, kimini de (suya) gark ettik! Allah onlara zulmedecek değildi fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Soylarını yüklü gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.
Ve onlar için bindikleri bunun gibi şeyler yaratmamız da…
Dilesek onları (suya) gark ederiz. Bu durumda ne onların imdatlarına yetişen olur ne de kurtarılırlar.
Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka…
Biz, güzel davrananlara böyle karşılık veririz.
O bizim mü’min kullarımızdandı.
Sonra diğerlerini (suya) gark ettik!
Bu sayfa yardımcı oldu mu?