أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

inayette bulunmak

inayette bulunmak Deyim inayet etmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

3/Aliimran-148
فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟

Allah da onlara hem dünya sevabını hem de ahiretin güzel sevabını verdi. Allah, inayette bulunanları sever.

6/Enam-151
قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا
Bu kelime "şirk koşmak " deyiminde vurgulanmış
بِه۪ شَيْـٔاًۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناًۚ وَلَا
Bu kelime "canına kıymak " deyiminde vurgulanmış
تَقْتُلُٓوا
Bu kelime "canına kıymak " deyiminde vurgulanmış
اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ
Bu kelime "(biriyle) ilişkiye girmek " deyiminde vurgulanmış
مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
تَقْتُلُوا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
النَّفْسَ
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
الَّت۪ي
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ
Bu kelime "(birini, bir şeyi) salık vermek" deyiminde vurgulanmış
بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Bu kelime "aklını kullanmak " deyiminde vurgulanmış

Şöyle de: "Gelin Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: Ona hiçbir şeyi şirk koşmayın, anne babaya inayette bulunun, geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. “Sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız.” (Biriyle gayrimeşru) ilişkiye girmenin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı cana kıymayın! Aklınızı kullanırsınız diye (Allah) size böyle salık verdi."

12/Yusuf-36
وَدَخَلَ
Bu kelime "içeri girmek " deyiminde vurgulanmış
مَعَهُ السِّجْنَ
Bu kelime "içeri girmek " deyiminde vurgulanmış
فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَعْصِرُ خَمْراًۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْس۪ي خُبْزاً تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِتَأْو۪يلِه۪ۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ

Yusuf'la birlikte içeri (zindana) iki genç daha girmişti. Onlardan biri "Ben rüyada kendimi şarap (üzüm) sıkarken görüyorum!" dedi. Diğeri ise "Ben de rüyada başımda ekmek taşıdığımı ve kuşların ondan yediğini görüyorum! Bize bunların ne şekilde sonuçlanacağını (tevilini) haber ver. Doğrusu biz şeni, inayette bulunanlardan (muhsinun) biri olarak görüyoruz."

16/Nahıl-128
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ

Muhakkak ki Allah, sorumluluk bilincine sahip olanlarla ve inayette bulunanlarla (muhsinun) beraberdir.

17/İsra-23
وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناًۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا
Bu kelime "of bile dememek " deyiminde vurgulanmış
تَقُلْ
Bu kelime "of bile dememek " deyiminde vurgulanmış
لَهُمَٓا اُفٍّ
Bu kelime "of bile dememek " deyiminde vurgulanmış
وَلَا
Bu kelime "sert çıkmak " deyiminde vurgulanmış
تَنْهَرْهُمَا
Bu kelime "sert çıkmak " deyiminde vurgulanmış
وَقُلْ لَهُمَا قَوْلاً كَر۪يماً
Bu kelime "gönül (gönlünü) almak " deyiminde vurgulanmış

Rabb’in kendinden başkasına kul olmamanızı ve ana-babaya inayette bulunmanızı buyurdu. Biri ya da ikisi senin yanında yaşlılığa ererse onlara of bile deme. Onlara sert çıkma (çıkışma), onlara gönül alıcı söz söyle.

29/Ankebut-68
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً
Bu kelime "yalan atmak (kıvırmak) " deyiminde vurgulanmış
اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ

Allah'a karşı yalan kıvıran yahut kendisine hak gelmişken onu yalanlayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!

29/Ankebut-69
وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا
Bu kelime "gayret göstermek " deyiminde vurgulanmış
ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ
Bu kelime "yol göstermek " deyiminde vurgulanmış
سُبُلَنَاۜ
Bu kelime "yol göstermek " deyiminde vurgulanmış
وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ

Bizim için gayret gösterenleri yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, inayette bulunanlarla beraberdir.

31/Lokman-1
الٓمٓ۠

Elif, Lam, Mim.

31/Lokman-2
تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِۙ

Bunlar, hükümler içeren kitabın ayetleridir.

31/Lokman-3
هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِن۪ينَۙ

İnayette bulunanlar için bir hidayet ve rahmettir.

31/Lokman-4
اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Bu kelime "(bir şeye) kanaat getirmek " deyiminde vurgulanmış

Öyle ki namazı ikame ederler, zekâtı verirler. Onlar ahirete de tam kanaat getirenlerin ta kendileridir.

31/Lokman-5
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Bu kelime "felah bulmak " deyiminde vurgulanmış

İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar felah bulanlardır.

39/Zümer-10
قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ

(Tarafımdan) şöyle söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabb’inizden sakının. Bu dünyada inayette bulunanlara iyilik vardır. Allah'ın arzı (yeri) geniştir. Ancak sabredenlerin ecirleri hesapsızca ödenecektir."

46/Ahkaf-12
وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَاماً وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَاناً عَرَبِياًّ لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ

Bundan önce de bir rehber (imam) ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı vardı. Bu (Kur’an) da zulmedenleri uyarmak ve inayette bulunanlara bir müjde olmak üzere (kendinden öncekileri) tasdik eden ve dili Arapça olan bir kitaptır.

46/Ahkaf-15
وَوَصَّيْنَا
Bu kelime "(birini, bir şeyi) salık vermek" deyiminde vurgulanmış
الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَاناًۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهاً وَوَضَعَتْهُ كُرْهاًۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ
Bu kelime "sütten kesmek " deyiminde vurgulanmış
ثَلٰثُونَ شَهْراًۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Biz insana, ana babasına inayette bulunmasını salık verdik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki “Rabb'im! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben Müslümanlardanım.”

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 27.01.2026
Paylaş: