yürürlükte bulunmak
yürürlükte bulunmak Deyim bir kanun veya bir karar uygulama alanında olmak: 'Kimse, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz...' -Anayasa.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Allah ve Rasulü bir işte karara varmışlarsa inanmış erkek ve kadının o işle ilgili ayrı seçi yapması olur şey (iş) değil! Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir dalalete düşmüş olur.
(Ey Nebi!) Hani, Allah'ın kendisine nimet verdiği senin de kendisini nimetlendirdiğin kişiye "Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın!" diyordun. Allah'ın ortaya çıkaracağı şeyi de içinde gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah kendisinden çekinmene daha layıktır. Sonunda Zeyd onunla ilişkisini kesince onu seninle evlendirdik ki evlatlıklar eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde mü’minlerin onlarla evlenmesinde üzerlerine bir zorluk olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
Allah’ın kendisini mecbur tuttuğu bir husustan dolayı Nebi’ye hiçbir suç isnat edilemez. (Bu) Allah'ın öncekiler (nebiler) arasında da yürürlükte bulunan sünneti (yasası)’dir. Allah’ın emri ölçülüp biçildiği gibi gerçekleşmiş oldu.
Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve Mü'min kadınlara söyle, üzerlerine dış kıyafetlerini salsınlar. Bu şekil onların bilinmeleri ve eziyet edilmemeleri için daha uygundur. Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmeti kesintisizdir.
Ant olsun! Eğer münafıklar, kalplerinde gizli din taşıyanlar ve şehirde dedikodu çıkaranlar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa gerçekten seni devreye sokarız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler
Nerede bulunurlarsa lanetli olarak yakalanırlar ve öldürülürler.
(Bu) Allah'ın öncekiler arasında yürürlükte bulunan sünneti (yasası)’dir. Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o mü'minlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.
Elde edecekleri birçok ganimetle de ödüllendirecektir. Allah, güçlü olandır; hükmü geçendir.
Allah size alacağınız birçok ganimeti daha söz vermektedir. Şimdilik bunları verdi ve insanların elini üzerinizden çekti ki inanıp güvenenler için bir belge olsun, sizi doğru yola yönlendirsin.
Henüz elde edemediğiniz başka ganimetler de vardır ki Allah onları ihata etmiştir. (çepeçevre kuşatmıştır) Allah, her şeye gücü yetendir.
İnkâr edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra ne bir dost ne de bir yardımcı bulurlardı.
Allah'ın öteden beri devam eden sünneti budur. Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
O, Mekke’nin göbeğinde, size onlara karşı başarı kazandırdıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Onlar, inkâr eden ve sizi Mescidiharam'dan, bekletilen kurbanları da yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer kendilerini bilmediğiniz mü'min erkeklerle mü'min kadınları çiğneyecek ve bu yüzden büyük sıkıntıya düşecek olmasaydınız (Allah Mekke'nin fethine izin verirdi. Böyle olması) Allah'ın dilediğini rahmetine sokması içindir. Eğer (mü'minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkâr edenlere can yakıcı bir azapla azap verirdik.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?