أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

hissine (hislerine) kapılmak

hissine (hislerine) kapılmak Deyim duygusal davranmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

4/Nisa-135
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا
Bu kelime "(bir şeyi) ayakta tutmak " deyiminde vurgulanmış
قَوَّام۪ينَ
Bu kelime "(bir şeyi) ayakta tutmak " deyiminde vurgulanmış
بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِياًّ اَوْ فَق۪يراً فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْـوُٓ۫ا
Bu kelime "(bir şeyi) ağzında gevelemek " deyiminde vurgulanmış
اَوْ تُعْرِضُوا
Bu kelime "ilgisini kesmek" deyiminde vurgulanmış
فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً
Bu kelime "haberi olmak " deyiminde vurgulanmış

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa Allah için şahitler olarak ‘kıst’ı (adalet) ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp hislerinize kapılmayın. Eğer sözü ağzınızda geveler ya da ilginizi keserseniz Kesinlikle Allah, bütün amellerinizden haberi olandır.

6/Enam-119
وَمَا
Bu kelime "ne diye? " deyiminde vurgulanmış
لَكُمْ
Bu kelime "ne diye? " deyiminde vurgulanmış
اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
ذُكِرَ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
اسْمُ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهِ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ
Bu kelime "mecbur kalmak (olmak)" deyiminde vurgulanmış
اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يراً لَيُضِلُّونَ
Bu kelime "dalalete düşmek " deyiminde vurgulanmış
بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış

Siz ne diye besmele çekilenlerden yemiyorsunuz? Hâlbuki o size, mecbur kalmanızın dışında yasak edilen şeyleri genişçe açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilimden uzak hislerine kapılarak insanları dalalete düşürüyorlar. Muhakkak ki Rabb’in, haddini aşanları çok iyi bilir.

7/Araf-176
وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّـبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ
Bu kelime "(birinin) üstüne varmak " deyiminde vurgulanmış
تَحْمِلْ
Bu kelime "(birinin) üstüne varmak " deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِ
Bu kelime "(birinin) üstüne varmak " deyiminde vurgulanmış
يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Bu kelime "başını boş bırakmak " deyiminde vurgulanmış ve 1 diğer deyimde

Dileseydik elbette onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hislerine kapıldı. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, başını boş bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat, belki hisse alırlar.

18/Kehif-28
وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِـعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطاً
Bu kelime "ifrata vardırmak " deyiminde vurgulanmış

Allah'ın rızasını isteyerek sabah ve akşam Rablerine dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz, hislerine kapılan ve işi ifrata vardıran kimseye uyma.

28/Kasas-47
وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ
Bu kelime "(birinin) başına gelmek " deyiminde vurgulanmış
مُص۪يبَةٌ
Bu kelime "(birinin) başına gelmek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا قَدَّمَتْ
Bu kelime "yapıp etmek " deyiminde vurgulanmış
اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّـنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

Kendi elleriyle yapıp ettiklerinden dolayı başlarına bir musibet geldiğinde "Rabb’imiz! Bize bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık." diyecek olmasalardı, (seni göndermezdik.)

28/Kasas-48
فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠
Bu kelime "arka çıkmak " deyiminde vurgulanmış
وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ

Onlara katımızdan hak geldiğinde “Musa’ya verilenin bir benzeri ona da verilmeli değil miydi?” dediler. Daha önce de Musa’ya verileni görmezlikten gelmemişler miydi? “İki sihir birbirine arka çıktı.” dediler. Ve “Biz hepsini tanımıyoruz.” dediler.

28/Kasas-49
قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ هُوَ اَهْدٰى مِنْهُمَٓا اَتَّبِعْهُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Bu kelime "sözünün eri " deyiminde vurgulanmış

De ki " Sözünüzün eri olun da Allah katından bu ikisinden (Tevrat ve Kur'an) daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım."

28/Kasas-50
فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا
Bu kelime "karşılık vermek" deyiminde vurgulanmış
لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ اَهْوَٓاءَهُمْۜ وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ هَوٰيهُ بِغَيْرِ هُدًى
Bu kelime "yol göstermek " deyiminde vurgulanmış
مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
يَهْدِي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ

Eğer sana karşılık veremezlerse bil ki onlar, sırf hislerine kapılmaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın hissine kapılanlardan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah zalim kavmi hidayete erdirmez.

30/Rum-29
بَلِ اتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ فَمَنْ يَهْد۪ي مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ

Gel gör ki haksızlık edenler, bilimden uzak hislerine kapıldılar. Allah'ın dalalete düşürdüğünü kim hidayete eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

38/Sad-26
يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ
Bu kelime "hüküm vermek" deyiminde vurgulanmış
بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى فَيُضِلَّكَ
Bu kelime "dalalete düşmek " deyiminde vurgulanmış
عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَضِلُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ۟

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. Sen insanlar arasında hak ve adalet ile hüküm ver, hislerine kapılma! Arzuların, seni Allah yolundan dalalete düşürür. Allah yolundan dalalete düşenler için hesap gününü unuttuklarından dolayı şiddetli bir azap vardır.

47/Muhammed-14
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ

Rabb'inden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işi kendisine güzel görünen ve hislerine kapılan kimse gibi olur mu?

47/Muhammed-16
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِــعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفاً۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ
Bu kelime "kilit vurmak" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ

Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerine kilit vurduğu, hislerine kapılan kimselerdir.

54/Kamer-3
وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ

Yalanladılar ve hislerine kapıldılar. Oysa her iş olacağına varır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 26.06.2026
Paylaş: