أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

haberi olmak

haberi olmak Deyim bilgisi olmak, bilmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-271
اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَـرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Yardımları açıktan yapmanız güzeldir ama fakire gizlice vermeniz sizin için daha hayırlı olur ve günahlarınızın bir kısmını örter. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

3/Aliimran-180
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْراً لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Allah'ın, fazlından kendilerine verdiklerini cimrilik ederek saklayanlar, bunun kendileri için hayırlı olduğunu hesap etmesinler. Hayır! Bu, onlar için şerdir. Bu cimrilik ederek sakladıkları şeyler, kıyamet günü, onların boyunlarında tasma olacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

4/Nisa-94
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِناًۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ey iman edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyice araştırın ve dünya hayatının geçici çıkarını gözeterek size selam verene 'Sen mü'min değilsin.' demeyin. Allah katında çokça ganimetler vardır. Siz de daha önce öyle idiniz Allah size lütufta bulundu. Şu hâlde iyice araştırın. Kesinlikle Allah, amellerinizden haberi olandır.

4/Nisa-133
اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يراً

Ey insanlar! Allah dilerse sizi alıp götürür ve yerinize başkalarını getirir. Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

4/Nisa-134
مَنْ كَانَ يُر۪يدُ ثَوَابَ الدُّنْيَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعاً بَص۪يراً۟

Kim dünyanın sevabını isterse bilsin ki dünyanın da ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.

4/Nisa-135
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِياًّ اَوْ فَق۪يراً فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْـوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ey iman edenler! Kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa Allah için şahitler olarak ‘kıst’ı (adalet) ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun ister fakir olsun çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp hislerinize kapılmayın. Eğer sözü ağzınızda geveler ya da ilginizi keserseniz Kesinlikle Allah, bütün amellerinizden haberi olandır.

11/Hud-111
وَاِنَّ كُلاًّ لَمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ اَعْمَالَهُمْۜ اِنَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Kuşkusuz ki Rabb’in onların tümünün yaptıklarını tastamam verecektir. O, onların yaptıklarından haberi olandır.

11/Hud-112
فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Seninle birlikte tevbe edenler de (dosdoğru olsunlar.) ve aşırı gitmeyin. O, yaptıklarınızı görmektedir.

17/İsra-17
وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً

Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helak ettik. Kullarının günahlarından haberi olan ve (her şeyi) gören Rabb’in kâfi gelir!

17/İsra-30
اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً۟

Kuşkusuz ki Rabb’in dilediğinin elini (rızkını) genişletir ve (dilediğinin de) daraltır. Gerçekten O kullarından haberi olan, onları görendir.

17/İsra-96
قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً

De ki “Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfi gelir. Şüphesiz ki o kullarından haberi olan, onları görendir."

22/Hac-62
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ هُوَ الْبَاطِلُ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ

İşte böyle! Allah, hakkın kendisidir. Onun yanı sıra yalvardıkları ise bâtılın kendisidir. Kuşkusuz ki tek yüce ve tek büyük olan Allah'tır.

22/Hac-63
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِـحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ

Allah’ın gökten indirdiği su ile yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmez misin? Kuşkusuz ki Allah lütüf sahibidir, her şeyden haberi olandır.

25/Furkan-58
وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّـحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراًۚۛ

Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a tevekkül et. Onu hamt ile tespih et. Kullarının günahlarından haberi olan (Rabb’in) kâfi gelir!

25/Furkan-59
اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يراً

Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da kâinatın idaresini eline alan Rahman’dır. Bunu (bundan) haberi olana sor.

27/Nemil-88
وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّـذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ

Sen dağları görürsün de onları yerinden oynamaz (donmuş), sanırsın. Oysa onlar, bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. (Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Kesinlikle o, yaptıklarınızdan haberi olandır.

31/Lokman-16
يَا بُنَيَّ اِنَّـهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ

"Ey oğulcuğum! Gerçek şu ki (yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa ve o bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin içinde bulunsa Allah onu getirir. Şüphesiz ki Allah lütuf sahibidir, (her şeyden) haberi olandır.

31/Lokman-29
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Allah'ın geceyi gündüzün içine soktuğunu, gündüzü de gecenin içine soktuğunu, güneşe ve aya boyun eğdirdiğini görmedin mi? Her biri zamanı dolana kadar akıp gider. Ve Allah, amellerinizden haberi olandır.

31/Lokman-30
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟

İşte böyle! Allah, hakkın kendisidir. Onun peşi sıra yalvardıkları ise bâtılın kendisidir. Kuşkusuz ki tek yüce ve tek büyük olan Allah'tır.

31/Lokman-34
اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَداًۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُو تُ ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ

Saat’inin ilmi kuşkusuz ki Allah katındadır. Yağmuru o yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah bilendir, haberi olandır.

33/Ahzap-1
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماًۙ

Ey Nebi! Allah’a karşı takvalı ol! Kâfirlerin ve münafıkların emrine girme. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

33/Ahzap-2
وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراًۙ

Rabb’inden sana vahyolunana uy! Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

33/Ahzap-3
وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Allah'a tevekkül et, vekil olarak Allah kâfi gelir!

33/Ahzap-34
وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلٰى ف۪ي بُيُوتِكُنَّ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ وَالْحِكْمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ لَط۪يفاً خَب۪يراً۟

Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayınız. Şüphesiz ki Allah, her şeyin içyüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.

34/Sebe-1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ

Bütün övgüler, göklerdeki (uzaydaki) ve yerküredeki her şey kendisine ait olan Allah’a mahsustur! Ahirette de bütün övgüler ona mahsustur. O, (daima) doğru hüküm verendir, (her şeyden de) haberi olandır.

34/Sebe-2
يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ الرَّح۪يمُ الْغَفُورُ

O; yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir; çok bağışlayıcıdır.

34/Sebe-3
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ

Kâfirler, "Bize ‘Saat’ gelmez!" dediler. De ki "Hayır! Gaibi bilen Rabb’ime yemin olsun ki o size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile ondan gizli değildir. Küçük olsun büyük olsun her ne varsa hepsi gün gibi açık bir kitaptadır.

34/Sebe-4
لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ

Bu, iman edip güzel iş yapanları mükâfatlandırması içindir. İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

49/Hucurat-13
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوباً وَقَـبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ

Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Tanışasınız diye boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, en takvalı olanınızdır. Allah (her şeyi) bilendir, (her şeyden) haberi olandır.

57/Hadid-10
وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Siz ne diye Allah yolunda infak etmiyorsunuz (paraya kıymıyorsunuz)? Oysa göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. İçinizden, fetihten önce paraya kıyan ve savaşanlar (başkasıyla) bir olmaz. İşte onlar, derece olarak sonradan paraya kıyan ve savaşanlardan daha büyüktür. Allah, her birine en güzel olanı söz vermiştir. Allah, amellerinizden haberi olandır.

58/Mücadele-3
وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَـتَحْر۪يرُ رَقَـبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Kadınlardan zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin eşleriyle temas etmeden önce bir esiri serbest bırakmaları gerekir. İşte size bununla öğütte bulunulmaktadır. Allah, amellerinizden haberi olandır.

58/Mücadele-13
ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟

Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tövbelerinizi kabul etti. Şu hâlde namazı ikame edin, zekât verin ve Allah'a ve onun elçisine itaat edin. Allah, amellerinizden haberi olandır.

59/Haşir-18
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ey iman edenler, Allah'a karşı sorumluluk alın! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı sorumluluk alın! Allah, amellerinizden mutlaka haberi olandır.

63/Münafikun-11
وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْساً اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi ertelemez. Allah, amellerinizden haberi olandır.

64/Tegabun-8
فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Onun için Allah'a, elçisine ve indirdiğimiz o Nur’a (Kur'an'a) inanın. Allah, amellerinizden haberi olandır.

66/Tahrim-3
وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ

Hani Nebi, eşlerinden birine bir sır vermişti. (Fakat eşi) o sözü (başkasına) bildirip Allah da bunu (Nebi’ye) haber verince o da (konunun) bir kısmını (eşine) bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. (Nebi) bunu ona (eşine) bildirince, (eşi) “Bunu sana kim bildirdi?” diye sormuş, o da “Bilen, haberi olan (Allah) bana bildirdi.” demişti.

67/Mülk-13
وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Sözünüzü ister gizleyin ister açığa vurun. Şüphesiz ki o (Allah), sinelerin özünü bilir.

67/Mülk-14
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟

Yaratan bilmez mi? O latiftir, her şeyden haberi olandır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 09.06.2026
Paylaş: