أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

ilgisini kesmek

ilgisini kesmek Deyim bir kimse veya şeyle bütün bağlarını koparmak, ilişkisi kalmamak, alakayı kesmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

4/Nisa-135
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِياًّ اَوْ فَق۪يراً فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْـوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ey iman edenler! Kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa Allah için şahitler olarak ‘kıst’ı (adalet) ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun ister fakir olsun çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp hislerinize kapılmayın. Eğer sözü ağzınızda geveler ya da ilginizi keserseniz Kesinlikle Allah, bütün amellerinizden haberi olandır.

5/Maide-42
سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـٔاًۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ

Onlar, yalana kulak tutanlardır; haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hüküm ver veya onlardan ilgini kes. Onlardan ilgini kesersen sana hiçbir zarar veremezler. Aralarında hüküm verecek olursan kıst (adalet) ile hüküm ver. Kuşku yok ki Allah, adil olanları (kıst) sever.

6/Enam-4
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ

Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyegörsün, ondan mutlaka ilgilerini keserler.

6/Enam-68
وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

Ayetlerimiz hakkında abuk sabuk konuşanları gördüğünde onlar, lafı değiştirinceye kadar onlardan ilgini kes. Eğer şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.

6/Enam-106
اِتَّبِعْ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ

Rabb’inden sana vahyolunana uy. Ondan başka tanrı yoktur. Müşriklerden ilgini kes.

7/Araf-199
خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ

Sen af yolunu tut, iyiliği iş edin ve cahil kalmışlardan ilgini kes.

9/Tevbe-95
سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْۜ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْۜ اِنَّهُمْ رِجْسٌۘ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah'a ant içerler. Artık onlardan ilginizi kesin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

12/Yusuf-105
وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

Göklerde ve yerde nice ayet vardır. Onlar, gördükleri hâlde onlardan ilgilerini keserler.

15/Hicir-80
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ

Ant olsun, Hicir halkı da gönderilenleri yalanlamıştı.

15/Hicir-81
وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ

Onlara ayetlerimizi vermiştik fakat (onlar) onlardan ilgilerini kesmişlerdi.

15/Hicir-82
وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً اٰمِن۪ينَ

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

15/Hicir-83
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ

Sabaha doğru bir velvele koptu.

15/Hicir-84
فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ

Onlara, kazandıkları şeylerin hiçbir faydası dokunmadı.

15/Hicir-94
فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ

Sana emrolunanı açıkça söyle ve şirk koşanlardan ilgini kes!

17/İsra-28
وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلاً مَيْسُوراً

Eğer Rabb’inden umduğun bir rahmeti beklerken (darlık dolayısıyla) onlardan, ilgini kesmen gerekirse bu durumda onlara gönül okşayan bir söz söyle.

17/İsra-83
وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫ساً

İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) ilgisini kesip yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da yeise kapılır.

18/Kehif-57
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْراًۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذاً اَبَداً

Kendisine Rabb’inin ayetleri hatırlatılınca ondan ilgisini kesenden, kendi elleriyle yapıp ettiğini unutandan daha zalim kim vardır! Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.

18/Kehif-58
وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُوالرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلاً

Rabbin Gafûr’dur ve rahmet sahibidir. Eğer kazandıklarından dolayı onları yakalayacak olsaydı elbette onlara azabı çabuklaştırırdı. Fakat onlar için bir buluşma zamanı vardır. Onlar, ondan başka bir sığınak bulamayacaklardır.

18/Kehif-59
وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِداً۟

İşte zulmettikleri için kendilerini helak ettiğimiz şehirler!.. Onları helak etmek için bir zaman belirlemiştik.

20/Taha-100
مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْراًۙ

Kim ondan (Zikir’den, Kur’an’dan) ilgisini keserse kıyamet gününde, kuşkusuz ki o ağır bir vebal altında kalacaktır.

20/Taha-101
خَالِد۪ينَ ف۪يهِۜ وَسَٓاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلاًۙ

Onlar o yükün altında sürekli kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür!

20/Taha-123
قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعاً بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّـبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى

“Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Size benden bir hidayet gelir de kim benim hidayetime uyarsa artık o sapmaz ve sıkıntı çekmez.” dedi.

20/Taha-124
وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكاً وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى

“Kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) ilgisini keserse artık onun için sıkıntılı bir hayat vardır. Kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.”

20/Taha-125
قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَـن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يراً

O da “Rabb’im, beni neden kör olarak haşrettin oysa ben görüyordum?” der.

20/Taha-126
قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَـنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى

(Allah da) “İşte böyle, sana ayetlerimiz geldi fakat sen onları unuttun, bugün de işte böyle unutulursun.” der.

20/Taha-127
وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى

İşte aşırı giden ve Rabb’inin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı elbette daha çetin ve süreklidir.

21/Enbiya-32
وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفاً مَحْفُوظاًۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ

Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise onun ayetlerinden ilgilerini keserler.

21/Enbiya-33
وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan odur. Onların her biri bir yörüngede yüzer.

23/Mü'minun-3
وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ

Onlar ki yararsız şeylerden ilgilerini keserler;

23/Mü'minun-71
وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَۜ

Eğer Hak, onların hevasına uysaydı gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara zikirlerini getirdik fakat onlar zikirlerinden (Kur’an’dan) ilgilerini keserler.

24/Nur-48
وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ

Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve elçisine çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı ilgilerini kesmiş.

26/Şuara-5
وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ

Rahman'dan onlara ne zaman yeni bir uyarı gelse mutlaka ondan ilgilerini keserler.

28/Kasas-55
وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَـنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ

Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan ilgilerini keserler ve “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz cahil kalmışları istemeyiz.” derler.

32/Secde-22
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟

Kendisine Rabb’inin ayetleri hatırlatıldıktan sonra ilgisini kesenden daha zalim olan var mıdır? Gerçekten biz, mücrimlerden intikam alıcılarız.

32/Secde-30
فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ

Artık onlardan ilgini kes ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.

36/Yasin-46
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ

Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyegörsün, ondan mutlaka ilgilerini keserler.

38/Sad-65
قُلْ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ مُنْذِرٌۗ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۚ

"Ben ancak bir uyarıcıyım. Mutlak otorite sağlayan tek Allah 'tan başka ilâh yoktur."

38/Sad-66
رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabb’idir. Aziz ve Gaffar’dır.”

38/Sad-67
قُلْ هُوَ نَبَؤٌا عَظ۪يمٌۙ

Şöyle de: “Bu büyük bir haberdir.

38/Sad-68
اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ

Siz ise ondan ilginizi kesiyorsunuz.

38/Sad-69
مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَأِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ

Meleiâlâ tartışıp dururken benim hiçbir bilgim yoktu.

38/Sad-70
اِنْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اِلَّٓا اَنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ

Bana yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunuyor.”

41/Fussilet-51
وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ

İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) ilgisini kesip yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da hemen yalvar yakar olur.

53/Necim-29
فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ

Sen bizim zikrimizden (kitabımızdan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden ilgini kes.

54/Kamer-2
وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ

Onlar bir ayet (mucize) görseler, ilgilerini keserler ve “bu, (her dönemde) hüküm süren bir sihirdir.” derler.

72/Cin-17
لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَاباً صَعَداًۙ

Bununla onları imtihan etmek için... Kim Rabb’inin zikrinden ilgisini keserse (Allah) onu zor bir azaba sokar.

74/Müddessir-49
فَمَا لَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِض۪ينَۙ

Onlara ne oluyor ki zikirden (Kur’an’dan) ilgilerini kesiyorlar?

74/Müddessir-50
كَاَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌۙ

Onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler.

74/Müddessir-51
فَرَّتْ مِنْ قَسْوَرَةٍۜ

Aslandan kaçan...

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 05.07.2026
Paylaş: