أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

dümen çevirmek

tkz. hileye, düzene başvurmak.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 6 Enam 123–124
  • 16 Nahıl 26, 45, 127
  • 34 Sebe 33
  • 35 Fatır 10

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

6/Enam-123

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

İşte böyle, her memlekette mücrimleri oranın ileri gelenleri yaptık ki oralarda dümen çevirsinler. Hâlbuki onlar, sadece kendi aleyhlerine dümen çevirirler de farkında olmazlar.

6/Enam-124

وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ

Onlara bir ayet geldiği zaman, “Allah’ın resullerine verilenin bir benzeri bize de verilene kadar biz kesin olarak inanmayacağız.” Allah, risaletini kime vereceğini daha iyi bilir. Kabahat işleyenler, Allah katında aşağılanacak ve dümen çevirmelerinden dolayı onlara şiddetli bir azap verilecektir.

16/Nahıl-26

قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Onlardan öncekiler de dümen çevirmişlerdi. Sonunda Allah da onların binalarını (dümenlerini) temelinden söktü ve tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, fark edemedikleri bir yerden gelmişti.

16/Nahıl-45

اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ

Kötülüklerle dümen çevirenler Allah'ın, kendilerini yere batırmayacağından veya farkına varmadıkları bir yerden azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

16/Nahıl-127

وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ

Sabret; senin sabrın ancak Allah (yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve dümen çevirmelerinden dolayı canın sıkılmasın.

34/Sebe-33

وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَـنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَاداًۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Zayıf düşürülenler de büyüklük taslayanlara, “Hayır! Gece gündüz (işiniz) dümen çevirmekti. Çünkü siz daima Allah'ı görmezlikten gelmemizi, ona eşler ortaya atmamızı bize emrederdiniz.” derler. Artık azabı gördüklerinde, duydukları nedameti gizlerler; biz de o görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin) boyunlarına çemberler (halkalar, laleler) geçiririz. Onlar sadece amelleri yüzünden ceza çekerler.

35/Fatır-10

مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَم۪يعاًۜ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِـحُ يَرْفَعُهُۜ وَالَّذ۪ينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ

Kim izzet istiyorsa bilsin ki izzetin hepsi Allah'ındır. Ona ancak güzel sözler yükselir (ulaşır). Onları da Allah'a salih amel ulaştırır. Kötülüklerle düzen kuranlara gelince onlar için çetin bir azap vardır ve onların kurdukları düzen bozulur.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 25 Eylül 2026 Paylaş: