أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

iş yapmak

iş yapmak Deyim çalışmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-25
وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقاًۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهاًۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

İman edip de yararlı iş yapanları, içinden nehirler akan cennetlerle müjdele! Kendilerine cennette bir meyve nimeti verildiğinde “Bu, daha önce de dünyada yediğimize benziyor; bunun benzeri bize verilmişti.” diyecekler. Orada onların tertemiz eşleri olacak ve orada sürekli kalacaklardır.

2/Bakara-82
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟

İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliklerdir. Onlar orada süreli kalırlar.

2/Bakara-139
قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَـنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ

De ki "Siz Allah hakkında bizimle tartışmaya mı giriyorsunuz? Oysa o, bizim de Rabb’imiz, sizin de Rabb’inizdir. Bizim yaptığımız işler bize, sizin yaptığınız işler sizedir. Biz ona (Allah) gönül verenleriz."

2/Bakara-140
اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki “Siz mi iyi bilirsiniz, Allah mı?..” Allah’ın, şahit olduğu bir gerçeği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Yaptığınız hiçbir iş, Allah’a gizli kalmaz.

4/Nisa-57
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلاًّ ظَل۪يلاً

İnanıp, iyi işler yapanları da içinde ebediyen kalacakları, zemininden nehirler akan cennetlere yerleştireceğiz. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye yerleştiririz.

4/Nisa-124
وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يراً

Erkek veya kadınlardan kimler de imanlı olarak güzel işler yaparsa bunlar da cennete girerler ve (orada) az da olsa mağdur edilmezler.

6/Enam-132
وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Her birinin yaptığı işe göre derecesi vardır. Rabb’in onların yaptıkları işlerden gafil değildir.

7/Araf-129
قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟

Onlar da "Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. (Musa), “Umulur ki Rabb’iniz düşmanınızı helak eder ve onların yerine sizi yeryüzünde yetkili kılar da nasıl iş yapacağınıza bakar.” dedi.

10/Yunus-9
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri, onları içinden ırmaklar akan nimet dolu cennetlerine iletir.

10/Yunus-10
دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟

Oradaki duaları 'Allah'ım, sen ne yücesin'dir ve oradaki dirlik temennileri 'Selam'dır. Dualarının sonu da şöyledir: “Âlemlerin Rabb’i olan Allah'a hamdolsun!”

10/Yunus-41
وَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ ل۪ي عَمَل۪ي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْۚ اَنْتُمْ بَر۪ٓيؤُ۫نَ مِمَّٓا اَعْمَلُ وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ

Eğer seni yalanlarlarsa de ki "Benim yaptığım iş benim, sizin yaptığınız iş de sizindir. Siz benim yaptığım işten uzaksınız, ben de sizin yaptığınız işlerden uzağım."

10/Yunus-42
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تُسْمِـعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لَا يَعْقِلُونَ

Yine onlar arasından bazıları da (güya) sana kulak veriyorlar. İyi ama eğer akıllarını kullanmaz durumda iseler sen sağırlara duyurabilir misin?

11/Hud-11
اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ

Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır.

11/Hud-15
مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ

Kim dünya hayatını ve süsünü isterse yaptıkları işlerin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

11/Hud-16
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

İşte onlar, ahirette ateşten başka hiçbir şeyleri olmayan kimselerdir; (dünyada) yaptıkları boşa gitmiştir. Amelleri de ziyan olmuştur.

14/İbrahim-23
وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ

İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden nehirler akan cennetlere konulurlar. Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri "Selam!"dır.

16/Nahıl-96
مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Sizin yanınızda olanın arkası kesilir, Allah'ın katında olan ise baki kalır. Sabredenlerin ecirlerini de yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.

16/Nahıl-97
مَنْ عَمِلَ صَالِحاً مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Erkek ve kadından, kim mü'min olarak güzel iş yaparsa biz ona hayatını tertemiz olarak yaşatırız. Yaptıklarının ecrini de en güzeliyle veririz.

17/İsra-83
وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫ساً

İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) ilgisini kesip yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da yeise kapılır.

17/İsra-84
قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِه۪ۜ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَب۪يلاً۟

De ki “Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabb’iniz en iyi bilendir.”

18/Kehif-107
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلاًۙ

İman edip yararlı iş yapanlar için Firdevs cennetleri bir konaklama yeridir.

18/Kehif-108
خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلاً

Orada sürekli kalacaklar, oradan ayrılmak istemeyecekler.

18/Kehif-109
قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَاداً لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَداً

De ki “Rabb'imin kelimeleri için denizler ve bir o kadar daha deniz mürekkep olsa Rabb'imin kelimeleri bitmeden denizler biterdi.

18/Kehif-110
قُلْ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَداً

De ki "Ben de sizin gibi bir beşerim. Bana sizin ilahınızın tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık kim Rabb’ine kavuşmayı murat ederse iyi iş yapsın ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.

20/Taha-75
وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ

Kim de güzel işler yapmış bir mü’min olarak ona varırsa üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.

20/Taha-76
جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟

Sürekli kalacakları, içinden nehirler akan Adin cennetleri… İşte bu, arınmış olanın ödülüdür.

20/Taha-112
وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْماً وَلَا هَضْماً

Kim de inanmış olarak iyi işler yaparsa o ne zulümden korkar ne de hakkının çiğnenmesinden.

21/Enbiya-94
فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ

Kim inanmış olarak iyi işler yaparsa onun çalışmasına karşı nankörlük edilmeyecektir. Onun çalıştığının hepsini yazacağız.

22/Hac-21
وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ

Onlar için demirden topuzlar vardır.

22/Hac-22
كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟

Gamdan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteseler “Tadın yakıcı azabı!” (denilerek) oraya geri döndürülürler.

22/Hac-23
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ

Allah, iman edip yararlı iş yapanları içinden nehirler akan cennetlere yerleştirir. Orada altından bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri ise ipektendir.

29/Ankebut-7
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ

İman edip iyi işler yapanların kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları, işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.

29/Ankebut-8
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناًۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

İnsana anne ve babasına iyilik etmesini salık verdik. Eğer seni, hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana şirk koşman için zorlarlarsa o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Yapmakta olduklarınızı size haber veririm.

29/Ankebut-9
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِح۪ينَ

İman edip iyi işler yapanları, muhakkak salihler (zümresi) içine katarız.

29/Ankebut-57
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Her can ölümü tadıcıdır. Sonra bize geri döndürülürsünüz.

29/Ankebut-58
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفاً تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ

İnanıp yararlı iş yapanları, içinde sonsuza kadar kalacakları cennete, altından ırmaklar akan odalara yerleştireceğiz. (Yararlı) iş yapanların ecirleri ne güzeldir.

29/Ankebut-59
اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Ki onlar, sabrederler ve yalnızca Rablerine güvenirler.

30/Rum-44
مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحاً فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَۙ

Kim küfranlık ederse küfrü kendi aleyhinedir. Kimler de yararlı işler yaparsa kendileri için (yer) hazırlarlar.

30/Rum-45
لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ

Bu, İnanıp yararlı işler yapanlara fazlından mükâfat vermek içindir. O, kâfirleri sevmez.

31/Lokman-8
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ

(Buna karşılık) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere kavuşacaklar.

31/Lokman-9
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Allah’ın vaadi olarak orada (ebedî) kalacaklardır. O, güçlü olandır; hükmü geçendir.

31/Lokman-10
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ

O, gökleri gördüğünüz üzere bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada her canlıdan yaydı. Gökten de su indirip onunla her güzel çiftten bitirdik.

32/Secde-14
فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın (azabı)! İşte biz de sizi unuttuk. Yaptığınız işler yüzünden tadın sonsuz azabı!"

33/Ahzap-31
وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحاً نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقاً كَر۪يماً

Ama sizden kim Allah'a ve Resul’üne gönülden itaat eder ve güzel iş yaparsa ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır.

34/Sebe-4
لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ

Bu, iman edip güzel iş yapanları mükâfatlandırması içindir. İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

34/Sebe-10
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلاًۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ

Ant olsun Davut’a katımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar onunla birlikte Allah’a yönelin. Ey kuşlar, siz de yönelin.” dedik. Demiri Davut için yumuşattık.

34/Sebe-11
اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحاًۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

“Geniş (rahat) zırhlar yap, yapımında ölçü kullan. Hepiniz güzel işler yapın. Gerçekten ben, yaptıklarınızı görmekteyim.”

39/Zümer-74
وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَٓاءُۚ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَ

(Onlar da) dediler: 'Bize olan vaadinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı yapan Allah'a hamdolsun ki, cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Yararlı) iş yapanların ecirleri ne güzeldir.

39/Zümer-75
وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Melekleri de Rablerini hamt ile tespih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Âlemlerin Rabb’i olan Allah'a hamdolsun!” denilmiştir.

48/Fetih-29
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَاناًۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

Muhammed, Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken görürsün. Allah'ın fazlını ve rızasını isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük ecir vadetmiştir.

64/Tegabun-9
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün, aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır, makbul ve güzel işler yaparsa (Allah) onun (küçük) kusurlarını (seyyiat) örter ve onları devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte, büyük kazançlı çıkmak budur!

65/Talak-11
رَسُولاً يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقاً

(Bir de) iman edip yararlı iş yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini tilavet eden rasul gönderdi. Kim Allah'a iman eder ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu içinde sonsuza kadar kalmak üzere altından nehirler akan cennetlere yerleştirir. Allah ona, gerçekten en güzel bir rızık vermiştir!

84/İnşikak-21
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ

Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar? ۩

84/İnşikak-22
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ

Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.

84/İnşikak-23
وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ

Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi bilmektedir.

84/İnşikak-24
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Onları can yakıcı bir azapla müjdele!

84/İnşikak-25
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

İman edip de güzel iş yapanlar başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.

85/Buruc-11
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْـكَب۪يرُۜ

İnanıp da yararlı iş yapanlar için ise altlarında nehirler akan cennetler vardır. İşte, büyük kazançlı çıkmak budur!

95/Tin-6
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ

Ancak iman edip güzel iş yapanlar hariç… Onlar için bitmez tükenmez bir ecir vardır.

98/Beyyine-7
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِۜ

İman edip güzel iş yapanlara gelince işte onlar, yaratılanların en hayırlısıdır.

98/Beyyine-8
جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ

Onların Rableri katından görecekleri mükâfat (ceza) içinde sonsuza kadar kalacakları altından nehirler akan Adin cennetleridir. Allah onlardan razı gelmiş, onlar da ondan (Allah’tan) razı gelmişlerdir. İşte bu, Rabb’inden haşyet duyan içindir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 04.07.2026
Paylaş: