Meal Deyimleri

Kur'an meallerinde geçen deyimleri keşfedin ve anlamlarını öğrenin.

SUNUŞ

Meal Deyimleri, Türkçe Kur’an mealleri içinde geçen deyimleri toplayan dijital bir platformdur. Bu proje, dilsel ve dinsel olan bilgiyi bir araya getirerek farklı meallerdeki Türkçe deyimleri ayetleriyle ve Arapça metniyle ilişkilendirir. Kur’an ayetlerinin tamamını üç yıl gibi bir sürede tarayarak oluşturduğum bu çalışmada bugün bin yedi yüz elliyi aşkın deyim yer alıyor. devamı

K Harfi ile Başlayan 173 Deyim

kabahat işlemek

kabul görmek

kâbus basmak (çökmek)

kaçacak delik aramak

kadeh tokuşturmak

kadrini bilmek

kafa (kafasını) karıştırmak

kafa tutmak

kafa yormak

kafadan atmak

kafası almamak

kafası bulanmak

kafası işlemek (çalışmak)

kafası karışmak

kafasına göre

kafasına koymak

kâfi gelmek

kahkaha (kahkahayı) basmak (koparmak salıvermek)

kalbi kararmak

kalbine girmek

kale almamak

kalp (kalbini) kazanmak (fethetmek)

kamçı çalmak (vurmak)

kan dökmek

(bir şeye) kanaat getirmek

kanat çırpmak

kanıya varmak

kapana sıkıştırmak

(bir şeyden) kapı açmak

kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak

(birinin) kapısını çalmak

kapıya dayanmak

kapıyı açmak

kâr getirmek

(birine) kara çalmak

karanlığa gömülmek

karanlık basmak (çökmek)

karanlık kesilmek

karar almak

(bir şeyde) karar bulmak

karar vermek

karara bağlamak

karara varmak

kargaşa çıkarmak

(birinin) kârı olmamak

karın doyurmak

karnını doldurmak

karşı çıkmak

(birine) karşı durmak

(birine) karşı gelmek

karşı karşıya gelmek

karşı karşıya olmak

karşı koymak

karşılık vermek

karşılıkta bulunmak

karşısına dikilmek

kasım kasım kasılmak

kasıp kavurmak

kaskatı kesilmek

(birine) kastı olmak

kaş göz etmek

kaşlarını çatmak

katkıda bulunmak

katran gibi

kavga çıkarmak

kavgaya girişmek (tutuşmak)

kayda geçirmek

kaygı çekmek

kayıplara karışmak

kayıt koymak

kazançlı çıkmak

(bir şeyin) kefaretini ödemek

kefil göstermek

kehanette bulunmak

kelepçe vurmak (takmak)

kemale ermek (gelmek)

kendi derdine düşmek

(birini veya bir şeyi) kendi hâline bırakmak

kendine (herhangi bir şeye) ... süsü vermek

kendine gelmek

kendini (birini) temize çıkarmak (çıkartmak)

(birine, bir şeye) kendini adamak

kendini beğenmek

kendini bilmek

kendini harap etmek

kendini toparlamak (toplamak)

kendini tutmak

kenet etmek

kervana katılmak

kesintiye uğramak

kesip atmak 1

kesip atmak 2

(bir şeye) ket vurmak

keyfi kaçmak

keyfine bakmak

keyif çatmak

keyif sürmek

kibrine yedirememek

kıçüstü oturmak

kılıç çekmek

kilit altına almak

kilit vurmak

kim oluyor?

kin beslemek (tutmak)

kin duymak

(bir şey) kir tutmak

kırıp geçirmek

kırış kırış olmak

kıskıvrak yakalamak (bağlamak)

kıstas tutmak

kıvamını bulmak

kıyas kabul etmez

(birine, bir şeye) kıymet vermek

(birinin veya bir şeyin) kıymetini bilmek

kızıp durmak

kokusunu (koku) almak (duymak)

(birine) kol kanat olmak (germek)

kolaçan etmek

(herhangi bir biçim) kolayına gelmek

(birine) kolaylık göstermek

kontrol altına almak

kontrol altında tutmak

konuk etmek

konuşmaya dalmak

koparıp atmak

korku düşmek

(birine) korku salmak

korkuya kapılmak

korkuya kesmek

korumaya almak

koşu koparmak

kök salmak

kökü kazınmak

köküne kibrit suyu dökmek (kökünü kurutmak)

kökünü kazımak

kötü olmak-1

kötü olmak-2

(biri için) kötü söylemek

kötü yola sapmak

kötü yola sürüklemek

kötülük etmek (yapmak)

kötüye kullanmak

(bir şeye) kul olmak

kulağı ağır işitmek

(bir şeye) kulak (kulaklarını) tıkamak

kulak arkası (ardı) etmek

kulak asmak

kulak tutmak

kulak vermek

kulakları patlatmak

kulis yapmak

kulp takmak

kumpas kurmak

kupkuru kesilmek

kuruntuya kapılmak

kusur bulmak

kusur etmemek

kusur işlemek

kuşku beslemek (duymak)

kuşku yok

kuşkuya düşmek

(bir şeyi) kuvveden fiile çıkarmak

(bir şeye) kuvvet vermek

kuvvetini toplamak

kuvvetten düşmek

küçük düşmek

küçük düşürmek

küçük görmek

küfür savurmak

kül olmak

külünü savurmak

(bir şeyin) künhüne varmak

küplere binmek

Toplam Deyim

1.752

Bahsedilen Ayet

6.236

Son Güncelleme

09.10.2026

Başlangıç

19.12.2024