أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

günah olmak

günah olmak Deyim yazık olmak: Bu mala bu kadar para vermek günah olur.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-198
لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ
Bu kelime "yollara dökülmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ
Bu kelime "dalalete düşmek " deyiminde vurgulanmış

Rabb’inizin fazlından istemenizde sizin için bir günah yoktur. Arafat'tan topluca indiğinizde Meş'arıharam'da Allah'ı anın. O sizi hidayete erdirdiği gibi siz de onu anın. Gerçekte siz bundan önce dalalete düşmüşlerden idiniz.

2/Bakara-282
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا
Bu kelime "borç etmek (yapmak)" deyiminde vurgulanmış
تَدَايَنْتُمْ
Bu kelime "borç etmek (yapmak)" deyiminde vurgulanmış
بِدَيْنٍ
Bu kelime "borç etmek (yapmak)" deyiminde vurgulanmış
اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا
Bu kelime "geri durmak " deyiminde vurgulanmış
يَأْبَ
Bu kelime "geri durmak " deyiminde vurgulanmış
كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ
Bu kelime "kayda geçirmek" deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ي عَلَيْهِ
Bu kelime "borca girmek" deyiminde vurgulanmış
الْحَقُّ
Bu kelime "borca girmek" deyiminde vurgulanmış
وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـٔاًۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ
Bu kelime "borca girmek" deyiminde vurgulanmış
الْحَقُّ
Bu kelime "borca girmek" deyiminde vurgulanmış
سَف۪يهاً
Bu kelime "aklı kesmemek " deyiminde vurgulanmış
اَوْ ضَع۪يفاً
Bu kelime "elinden bir iş (şey) gelmemek" deyiminde vurgulanmış
اَوْ لَا
Bu kelime "eli ermek " deyiminde vurgulanmış
يَسْتَط۪يعُ
Bu kelime "eli ermek " deyiminde vurgulanmış
اَنْ يُمِلَّ
Bu kelime "kayda geçirmek" deyiminde vurgulanmış
هُوَ فَلْيُمْلِلْ
Bu kelime "kayda geçirmek" deyiminde vurgulanmış
وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا
Bu kelime "şahit tutmak " deyiminde vurgulanmış
شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ
Bu kelime "razı olmak (gelmek) " deyiminde vurgulanmış
مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا
Bu kelime "es geçmek" deyiminde vurgulanmış
تَسْـَٔمُٓوا
Bu kelime "es geçmek" deyiminde vurgulanmış
اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يراً اَوْ كَب۪يراً اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى
Bu kelime "uygun düşmek" deyiminde vurgulanmış
اَلَّا
Bu kelime "kuşku beslemek (duymak) " deyiminde vurgulanmış
تَرْتَابُٓوا
Bu kelime "kuşku beslemek (duymak) " deyiminde vurgulanmış
اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا
Bu kelime "şahit tutmak " deyiminde vurgulanmış
اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا
Bu kelime "zarar vermek " deyiminde vurgulanmış
يُضَٓارَّ
Bu kelime "zarar vermek " deyiminde vurgulanmış
كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ
Bu kelime "yoldan çıkmak " deyiminde vurgulanmış
بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ

Ey iman edenler! Belirli bir vakte kadar birbirinize borç ettiğinizde onu yazın. Aranızdan bir kâtip doğrulukla yazsın. Kâtip, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın ve yazsın. Üzerinde hak olan (borca girmiş) kişi de kayda geçirsin ve Rabb’i olan Allah'tan korksun da üzerindeki haktan, bir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan (borca girmiş) kişi aklı kesmeyen (zekâ geriliği olan) veya elinden bir iş gelmeyen (bedenen zayıf) biri olursa yahut kendisinin kayda geçirmeye eli ermezse velisi doğrulukla kayda geçirsin. Erkeklerinizden (şahitliğine güvendiğiniz) iki şahidi de şahit tutun. Eğer iki (güvenilir) erkek yok ise şahitliklerinden razı olacağınız bir erkekle iki kadın (da olur) ki kadınlardan biri unutacak olursa diğeri ona hatırlatsın. Şahitler de çağrıldıkları zaman (şahitlikten) geri durmasınlar. Küçük-büyük (az-çok), onu (borcu) vadesiyle yazmayı es geçmeyin. Bu, Allah katında daha doğru (kıst), şahitlik bakımından da daha sağlamdır. Ve kuşku duymamanız için de en uygun düşen budur. Aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticareti yazmadığınızda sizin için bir günah yoktur. Alışverişinizde de şahit tutun. Kâtibe de şahide de bir zarar verilmesin. Eğer onlara (kötü) bir şey yaparsanız bu sizin açınızdan yoldan çıkmak olur. Allah'tan sakının. Allah size öğretiyor. Allah her şeyi bilendir.

4/Nisa-101
وَاِذَا
Bu kelime "yola (yollara) düşmek" deyiminde vurgulanmış
ضَرَبْتُمْ
Bu kelime "yola (yollara) düşmek" deyiminde vurgulanmış
فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ
Bu kelime "endişeye düşmek " deyiminde vurgulanmış
خِفْتُمْ
Bu kelime "endişeye düşmek " deyiminde vurgulanmış
اَنْ يَفْتِنَكُمُ
Bu kelime "başını belaya sokmak " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ اِنَّ الْكَافِر۪ينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُواًّ مُب۪يناً

Yeryüzünde yollara düştüğünüzde, kâfirlerin başınızı belaya sokmasından endişeye düşerseniz namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Kâfirler, kesinlikle sizin apaçık düşmanınızdır.

24/Nur-29
لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا
Bu kelime "(bir durumu) açığa vurmak " deyiminde vurgulanmış
تُبْدُونَ
Bu kelime "(bir durumu) açığa vurmak " deyiminde vurgulanmış
وَمَا تَكْتُمُونَ

İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

24/Nur-61
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعاً اَوْ اَشْتَاتاًۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتاً فَسَلِّمُوا
Bu kelime "selam vermek " deyiminde vurgulanmış
عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟
Bu kelime "akıl erdirmek" deyiminde vurgulanmış

Evlerinizde veya babalarınızın, annelerinizin, erkek kardeşlerinizin, kız kardeşlerinizin, amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin veya kahyası olup anahtarları elinizde olan evlerde ya da can arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde size de, kör olana da zorluk yok, topal olana da, hasta olana da zorluk yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı yemenizde de size bir zorluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selam verin. İşte Allah, akıl erdiresiniz diye ayetleri size böyle açıklar.

33/Ahzap-5
اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ
Bu kelime "hataya düşmek" deyiminde vurgulanmış
بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince:) Onları (gerçek) babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 18.02.2026
Paylaş: