أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(bir şeyi birine) haram etmek

(bir şeyi birine) haram etmek Deyim o şeyden umulan yarar ve rahatı tattırmamak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-173
اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ
Bu kelime "mecbur kalmak (olmak)" deyiminde vurgulanmış
غَيْرَ بَاغٍ وَلَا
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış
عَادٍ
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış
فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

(Allah) size, leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram etmiştir. Kim mecbur kalır da taşkınlık etmeden ve haddini aşmadan bunlardan yerse onun için günah yoktur. Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.

2/Bakara-275
اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ
Bu kelime "öğütte bulunmak" deyiminde vurgulanmış
مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى
Bu kelime "son vermek " deyiminde vurgulanmış
فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ
Bu kelime "izine dönmek" deyiminde vurgulanmış
فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Riba yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka kalkmazlar. Bu, onların “Alım satım da ancak faiz gibidir.” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, ribayı haram etmiştir. Kime Rabb’inden bir öğütte bulunulur da (ribaya) bir son verirse artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim (geri) izine dönerse artık onlar, ateşin halkıdır; orada sürekli kalacaklardır.

3/Aliimran-93
كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلاًّ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓائ۪لُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Bu kelime "sadık kalmak " deyiminde vurgulanmış

Tevrat indirilmeden önce İsrail'in kendine haram ettiklerinin dışındaki bütün yiyecekler İsrailoğullarına helal idi. De ki "Eğer sadık kalanlardan iseniz getirin Tevrat'ı da okuyun."

5/Maide-26
قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۚ يَت۪يهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا
Bu kelime "kaygı çekmek" deyiminde vurgulanmış
تَأْسَ
Bu kelime "kaygı çekmek" deyiminde vurgulanmış
عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ۟

(Allah) dedi: “Artık orası kendilerine kırk yıl haram edilmiştir. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dolaşacaklar.' Sen de o fasıklar topluluğu için kaygı çekme!”

5/Maide-72
لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ

Ant olsun! “Allah ancak Meryem oğlu Mesih'tir.” diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesih demişti ki “Ey İsrailoğulları! Benim Rabb’im ve sizin Rabb’iniz olan Allah'a kulluk ediniz; zira kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak ki Allah ona cenneti haram etmiştir ve onun varacağı yer ateştir; zalimlerin yardımcıları yoktur!”

6/Enam-119
وَمَا
Bu kelime "ne diye? " deyiminde vurgulanmış
لَكُمْ
Bu kelime "ne diye? " deyiminde vurgulanmış
اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
ذُكِرَ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
اسْمُ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهِ
Bu kelime "besmele çekmek" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ
Bu kelime "mecbur kalmak (olmak)" deyiminde vurgulanmış
اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يراً لَيُضِلُّونَ
Bu kelime "dalalete düşmek " deyiminde vurgulanmış
بِاَهْوَٓائِهِمْ
Bu kelime "hissine (hislerine) kapılmak " deyiminde vurgulanmış
بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış

Siz ne diye besmele çekilenlerden yemiyorsunuz? Hâlbuki o size, mecbur kalmanızın dışında haram edilen şeyleri genişçe açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilimden uzak hislerine kapılarak insanları dalalete düşürüyorlar. Muhakkak ki Rabb’in, haddini aşanları çok iyi bilir.

6/Enam-143
ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ

Sekiz çift (hayvan): Koyundan iki, keçiden iki. De ki "İki erkeği mi haram etti yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı?" Eğer doğru sözlü iseniz bir bilgiye dayanarak bana haber verin.

6/Enam-144
وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى
Bu kelime "iftira atmak " deyiminde vurgulanmış
عَلَى اللّٰهِ كَذِباً لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
يَهْدِي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟

Deveden de iki, sığırdan da iki (yarattı.) De ki O bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahit mi oldunuz? Bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a, yalan (sözler) ile iftira atandan kim daha zalimdir! Allah, zalim bir toplumu kesinlikle hidayete erdirmez.

6/Enam-150
قُلْ هَلُمَّ شُهَدَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ
Bu kelime "şehadette bulunmak " deyiminde vurgulanmış
اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَاۚ فَاِنْ شَهِدُوا
Bu kelime "şehadette bulunmak " deyiminde vurgulanmış
فَلَا
Bu kelime "şehadette bulunmak " deyiminde vurgulanmış
تَشْهَدْ
Bu kelime "şehadette bulunmak " deyiminde vurgulanmış
مَعَهُمْۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ۟
Bu kelime "bir tutmak (görmek)" deyiminde vurgulanmış

De ki "Allah'ın bunları haram ettiğine şehadette bulunan şahitlerinizi getirin. "Onlar şehadette bulunacak olurlarsa sen onlarla birlikte şehadette bulunma. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma. Onlar başkalarını Rablerine bir tutuyorlar.

6/Enam-151
قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا
Bu kelime "şirk koşmak " deyiminde vurgulanmış
بِه۪ شَيْـٔاًۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناًۚ
Bu kelime "inayette bulunmak " deyiminde vurgulanmış
وَلَا
Bu kelime "canına kıymak " deyiminde vurgulanmış
تَقْتُلُٓوا
Bu kelime "canına kıymak " deyiminde vurgulanmış
اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ
Bu kelime "(biriyle) ilişkiye girmek " deyiminde vurgulanmış
مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
تَقْتُلُوا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
النَّفْسَ
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
الَّت۪ي
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ
Bu kelime "(birini bir şeyi) salık vermek" deyiminde vurgulanmış
بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Bu kelime "aklını kullanmak " deyiminde vurgulanmış

De ki "Gelin Rabb’inizin size haram ettiği şeyleri okuyayım: Ona hiçbir şeyi şirk koşmayın, anne babaya inayette bulunun, geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. “Sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız.” (Biriyle gayrimeşru) ilişkiye girmenin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın (öldürülmesini) haram ettiği cana kıymayın! Aklınızı kullanırsınız diye (Allah) size böyle salık verdi."

7/Araf-32
قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ
Bu kelime "ayrıntıya inmek " deyiminde vurgulanmış
الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Bu kelime "(birinin veya bir şeyin) kıymetini bilmek" deyiminde vurgulanmış

De ki "Allah'ın kulları için çıkarmış olduğu süsü ve rızkların temiz olanlarını haram eden kimdir?" De ki "Onlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özeldir." Kıymetini bilen bir topluluk için ayetleri işte böyle ayrıntıya inerek açıklıyoruz.

7/Araf-33
قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ
Bu kelime "(biriyle) ilişkiye girmek " deyiminde vurgulanmış
مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا
Bu kelime "şirk koşmak " deyiminde vurgulanmış
بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا
Bu kelime "bilir bilmez " deyiminde vurgulanmış
تَعْلَمُونَ
Bu kelime "bilir bilmez " deyiminde vurgulanmış

De ki “Rabb’im (biriyle gayrimeşru) ilişkiye girmenin açığını ve gizlisini, günahı, haksız yere taşkınlık etmeyi, bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koşmanızı ve Allah hakkında bilir bilmez bir şey söylemenizi haram etmiştir.

7/Araf-50
وَنَادٰٓى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَف۪يضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَٓاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۜ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ

Ateş halkı da cennet halkına "Sudan veya Rabb’inizin size verdiği rızıklardan bize de aktarın." diye seslenirler. Onlar da "Allah, onları kâfirlere haram etmiştir." derler.

9/Tevbe-29
قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟
Bu kelime "küçük düşürmek " deyiminde vurgulanmış

Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulü'nün haram ettiğini haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

9/Tevbe-37
اِنَّمَا النَّس۪ٓيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَاماً وَيُحَرِّمُونَهُ عَاماً لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُۜ زُيِّنَ لَهُمْ سُٓوءُ اَعْمَالِهِمْۜ وَاللّٰهُ لَا
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
يَهْدِي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ۟

(Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. Allah'ın haram ettiği ayların sayısı değişmesin diye bir ayı, bir yıl helal ve bir yıl haram sayıyorlar. Böylece Allah'ın haram ettiğini helal sayıyorlar. Onlara kötü işleri güzel gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.

16/Nahıl-115
اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ
Bu kelime "mecbur kalmak (olmak)" deyiminde vurgulanmış
غَيْرَ بَاغٍ وَلَا
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış
عَادٍ
Bu kelime "haddini aşmak " deyiminde vurgulanmış
فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

O size leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkasının adı anılarak kesilenleri haram etmiştir. Kim, taşkınlık etmeden ve ifrata kaçmadan mecbur kalarak bunlardan yerse bilsin ki Allah, gafur ve rahimdir.

17/İsra-33
وَلَا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
تَقْتُلُوا
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
النَّفْسَ
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُوماً فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَاناً
Bu kelime "(birine) yetki vermek " deyiminde vurgulanmış
فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ
Bu kelime "yardımda bulunmak " deyiminde vurgulanmış
مَنْصُوراً
Bu kelime "yardımda bulunmak " deyiminde vurgulanmış

Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın, haram ettiği cana kıymayın! Kim haksız yere öldürülürse biz onun velisine (kısas istemede) yetki verdik. O da “kısasta” ölçüyü kaçırmasın! Çünkü kendisine zaten yardımda bulunulmuştur.

25/Furkan-68
وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
النَّفْسَ
Bu kelime "cana kıymak " deyiminde vurgulanmış
الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَاماًۙ

Onlar, Allah ile birlikte başka bir tanrıya kulluk etmezler. Haksız yere Allah'ın haram ettiği cana kıymazlar. Zina etmezler. Bunları yapan karşılığını bulur.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 09.03.2026
Paylaş: